Maruf

YILDIRIM TOPLUM AKADEMİSİ

YILDIRIM TOPLUM AKADEMİSİ
-KÜLTÜR ve EĞİTİM MERKEZİ-
Bursa’nın ikinci büyük ilçesi olan Yıldırım ilçemiz, kırsal kesimden aldığı yoğun göçle daha da büyümekte. Göç edenlerin kahir ekseriyeti ise, maddi durumu iyi olmayan vatandaşlarımızdan oluşmakta. Bu durum, hem çarpık kentleşmeyi hem de göçle gelenlerin, şehir kültürüne adaptasyonlarını güçleştirmekte. Göç ettikleri bölgenin kültürünü, davranış modellerini, ilişki düzlemini aynen devam ettiren çok sayıda vatandaşımızın bulunduğu, sosyolojik bir gerçeklik olarak karşımızda durmakta. Ayrıca göçle gelenlerin, farklı dini, etnik ve sosyo-kültürel gruplarla sağlıklı iletişim kurma ve sosyal hayata katılma konusunda yeterli başarıyı gösteremedikleri de görülmekte.

Yıldırım’da, başta Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri olmak üzere Anadolu’nun çok farklı illerine mensup vatandaşımız yaşamaktadır. Kahir ekseriyeti dini hassasiyete sahip olan bu vatandaşlarımız, farklı etnik yapıda, çeşitli mezhep ve dini fraksiyonlara mensup olmalarına rağmen Diyanet İsleri Başkanlığı’na bağlı Cami ve Kur’an Kurslarına yoğun ilgi göstermektedirler. Bu bağlamda dini kurumların, göçle gelenlerin sosyal hayata katılma, “öteki” olarak tanımladığı diğer bireylerle tanışma ve kaynaşmasına imkânı verecek bir sosyal ortama dönüştürülmesi mümkündür. Ancak çoğunlukla mahalle halkının maddi imkanları ile inşa edilen bu kurumların, hem fiziksel imkanları, hem de gerekli program ve insan gücüne sahip olmamasından dolayı, bu konuda kayda değer bir başarı gösterdiği söylenemez.
Cami ve Kur’an Kursu görevlilerinin göçle gelen grupların sosyal ve ekonomik hayata katılımını sağlama noktasında yetiştirilmeleri, dini yorum farklılıklarının tarihte çok sayıda örneğini gördüğümüz, bir ayrışma ve kamplaşma sebebi haline dönüştürülmemeleri noktasında halkın belirli bir bilinç düzeyine ulaştırılması kaçınılmazdır. Bu tespit, Camiler ve Din Görevlileri Haftası dolayısıyla Yıldırım Müftülüğü’nün Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ile ortaklaşa düzenlediği “Sosyal Dayanışmanın Oluşumunda Din Görevlilerinin Rolü” başlıklı panelde (04.10.2013 Barış Manço Kültür Merkezi) üzerinde durulan en önemli nokta olmuştur. Adı geçen panelde ayrıca, Müftülüklerle İlahiyat Fakültelerinin daha aktif bir iş birliği içinde olması da vurgulanmış, göçle gelen halkın sosyal hayata katılımlarına katkı sunacak faaliyetlerin arttırılmasının gerekliliği üzerinde durulmuştur. Bu bağlamda özellikle göçle gelenlerin kolay ulaşabilecekleri bir bölgede bulunan bir eğitim-kültür merkezinin bulunması ve çok yönlü ve sistematik faaliyetlerin yürütülebilmesine uygun şekilde tasarlanması gerekmektedir. Ayrıca bu faaliyetlerin her iki kuruma mensup kişiler marifetiyle ayrı bir tüzel kişilik bünyesinde yürütülmesinin daha faydalı olacağı anlaşılmıştır.
2011 yılında kurulan Maruf İlim İrfan Kültür ve Eğitim Derneği, aynı amaca matuf olarak Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ve Yıldırım Müftülüğümüzde görev yapan akademisyenler ve ilahiyatçı din görevlileri öncülüğünde kurulmuştur. Bu çerçevede bir hayırseverin yardımları ile Değirmenönü Mahallesinde 3 dönüme yakın bir yer satın alınarak belediyeden “özel sosyal kültür tesis alanı” olarak imar değişikliği yaptırıldı ve inşaat ruhsatı için gerekli çalışmalar tamamlandı.
Osmanlı-Selçuklu mimarisinde inşa edilecek olan kültür ve eğitim merkezi, toplam 4000 metrekare inşaat alanına sahip olup, içerisinde iki adet Kur’an kursu, İslami ilimler merkezi, konferans salonu, kütüphane, çalışma ofisleri, anaokulu, spor salonu, kafeterya, misafirhane planlanmaktadır. Özelde Yıldırım, genelde Bursa halkına hizmet verecek olan bu Yıldırım Toplum Akademisi kültür ve eğitim merkezi, toplumun bilgi ve kültür düzeyini yükseltmeye dönük akademik düzeyde sistematik programlar düzenlemeyi amaçlamaktadır. Bu yolla nitelikli insan ve güçlü bir toplumun tesisine önemli bir katkı sunmak amaçlanmaktadır.
24.02.2014

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın