Maruf

Yeni Bir Fırsat: Regâib Kandili ve Üç Aylar

Soru: Regâib kandili nedir? Açıklar mısınız?

Cevap: Regâib Kandili, malumunuz üzere regâib ve kandil kelimelerinden oluşmaktadır. Her iki kelime de Arapça’dan dilimize geçmiştir. Regâib, “re-ğa-be” kökünden türemiş olup, rağîbe kelimesinin çoğuludur. Ragîbe ise rağbet edilen, arzulanan, taleb edilen şey anlamına gelir. Kandil kelimesinin mübarek geceler için kullanılması ise Osmanlı’dan itibaren başlamıştır. II. Selim (1566-1574) döneminde mübarek gecelerin gelişi camiler aydınlatılıp minarelerde kandiller yakılarak kutlandığı için zamanla bu gecelere kandil geceleri denilir olmuştur.

Reğaib kandili ile ilgili Kur’an-ı Kerim’de herhangi bir ayet-i kerime bulunmamaktadır. Hadislerde ise, sıhhati kuvvetli olmayan bazı rivayetler söz konusudur. Onlardan biri şöyledir:

Beş gece vardır ki onlarda yapılan dualar geri çevrilmez. Recep ayının ilk Cuma gecesi (Regâib Kandili), Şaban ayının ortasında bulunan gece (Berat Kandili), Cuma geceleri, Ramazan Bayramı ve Kurban Bayramı geceleridir.”

Ancak bu ve benzeri hadislerin sıhhati kuvvetli olmamasına rağmen yüzyıllardır Müslümanların bu gecelere itibar ettikleri görülmektedir. Bunun asıl sebebi ise bu hadislerin varlığından daha ziyade bu gecelerin içinde bulunduğu ayların ve günlerin zaten kıymetli olmasıdır. Örneğin yarın gece inşaallah idrak edeceğimiz Regâib Kandili, Kur’an ve Hadislerde kutsallığı ifade edilmiş olan haram aylardan birinin ilk Cuma gecesidir. Haram ay demek; değerli, hürmete layık ay demektir. Bu hürmet ve kıymet bizzat Kur’an-ı Kerim’de ifade edilmiştir. Tevbe sûresinin 36 ve 37. ayetlerinde bu aylarda savaşmanın, günah işlemenin, saldırgan tutum ve davranışlarda bulunmanın çok büyük bir günah olduğu açıkça ifade edilmektedir. İşte Regâib kandili, Zilkâde, Zilhicce, Muharrem ve Receb aylarından oluşan bu kıymetli Haram Aylar’dan birinin ilk Cuma gecesidir.

Regaib kandilinin içinde bulunduğu Recep ayı, ayrıca mübarek üç ayların da ilkidir. Yani iki mübarek zaman diliminin kesiştiği bir aydır. Regâib kandilinin Cuma gecesi yani perşembeyi cumaya bağlayan gece, -çünkü hicri takvime göre geceler gündüzlerden önce gelir- olduğu da dikkate alınınca üç farklı mazhariyeti bünyesinde toplayan çok büyük kıymetli bir gece olmaktadır. Bunun için bu fırsatın kıymetini çok iyi bilmek ve değerlendirmek gerekmektedir.

Soru: Regâib kandilinde neler yapılmalıdır?

Cevap: Allah’ın rızasını arzulayan her şuurlu Müslüman’ın, içinde yapılan ibadetlerin kat kat değer gördüğü zaman ve mekanların kıymetini bilmesi ve güzel Müslüman olmak için bunların büyük fırsatlar olduğunu unutmaması gerekir. Regâib kandili, aslında Ramaz ayı için bir mukaddime, bir besmele çekmek gibidir. Bu besmele doğru ve güzel çekilmezse, Ramazan’dan gerektiği gibi istifade edebilmek de mümkün olmayabilir. Zira özellikle uzun ve sıcak günlere rastlayan günlerde tutulan oruçların şikayetlere sebep olması, “bir an evvel bitse de kurtulsak” der gibi Ramazanın alelade bir zaman dilimi gibi geçirilmesi söz konusu olabilir. Bu duruma düşmemek için Regâib kandilinin gündüzünde oruç tutmak, namazları mümkün mertebe camide kılmaya çalışmak ve her zamankinden daha fazla Kur’an okuyup, va’z u nasihat dinlemek, üç aylar ve Ramazan iklimi için çok güzel bir başlangıç olacaktır.

Bu gece yapılan duaların her zamankinden daha fazla kabul olması ümid edilir. Zira Recep Ayı’nın bir diğer adı da, Receb-ül Esabb, yani Allah’ın rahmetinin cûşa gelip, ikram ve ihsanâtının şırıl şırıl, güldür güldür kullara geldiği ay demektir. Bunun için kişinin, kendine, ailesine, tüm Müslümanlara bol bol dua etmesi, tevbe ve istiğfarda bulunması, Allah’a yakarması, isabetli olacaktır. Ayrıca varsa kaza namazları, onları bu geceden itibaren kılmaya başlaması, sadaka ve infakı arttırması da kat kat sevap kazanmasına vesile olacaktır.

 

Soru: Bu gecede Peygamber (s.a.v.)’in ettiği özel bir dua var mıdır?

Cevap: Sevgili Peygamberimiz (s.a.v.) Recep ayı girdiği zaman:

اللهم بارك لنا في رجب وشعبان وبلغنا رمضان  “Allahumme bârik lenâ fi Recebe ve Şa’ban ve belliğnâ Ramazan. Allahım Recep ve Şaban’ı bize mübarek eyle ve bizi Ramazan ayına bizleri ulaştır.” diye dua ettikleri kuvvetli hadislerle bizlere ulaşmıştır. Bu duayı bol bol yaparak Ramazan’a odaklanmak, bu zaman dilimlerinden daha fazla istifade edebilmemize vesile olacaktır inşallah.

 

Soru: Kandil geceleri günahların affı için bir fırsat mıdır?

 Cevap: Receb ayı tevbe ayı olarak da bilinir. Bunun için başta Regâib olmak üzere, Miraç, Berat, Kadir ve Mevlid kandillerinde kişinin bol bol tevbe etmesi ve tevbesini Allah’ın rahmetinin coştuğu bu günlere denk getirmesi af ve mağfirete nail olması için en uygun zaman dilimleridir. Allah’ın bağışlama kapıları, ölüm gelmediği müddetçe her zaman açıktır. Ancak böyle güzel zamanların ve ayrıca kutsal mekanların kişinin bağışlanmasını daha da kolaylaştırabileceği unutulmamaldır.

 

Soru: Üç Ayların önemi nedir? Bu ayları nasıl değerlendirebiliriz?

Cevap: Kur’an, oruç, namaz, itikaf, zekat, infak gibi nice ibadetlerin kat kat değer gördüğü bu zaman dilimlerinin, gündelik hayatın tek düzeliğinden ve sıradanlığından bizleri alıp, kendi hususî atmosferine götürecek bir fırsata çevrilmesi mümkündür. Bu tabi ki kişinin istemesi ve arzu etmesi ile olabilecek bir şeydir. Yoksa diğer gün ve gecelerden bir farkı olmayacaktır. Halkımız arasında “Üç aylar” diye adlandırılan Recep, Şaban ve Ramazan ayları, Yüce Allah’ın ruhumuza ikram ettiği faziletli ve feyizli bir zaman dilimidir. Yapılan yakarışların dalga dalga Allah’a ulaştığı, dökülen pişmanlık gözyaşlarının günâhları silip yok ettiği, katılaşmış kalplerin yumuşadığı kandiller geçididir. Her zaman günah işlemeye mütemayil olan insanoğlunun, kalbini karartan, gönlünü daraltan, ufkunu perdeleyen günâhlardan tevbe edip temizlenmesi için üç aylar büyük bir fırsattır.

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.), Ramazan dışında tamamını oruçlu geçirdiği herhangi bir ay yoktur. Bundan dolayı ülkemizde yaygın olan üç ayların tamamını oruçlu geçirmek sünnet değildir. Bu durum, Ramazan ayının üstünlüğüne gölge düşmesine de neden olabilecektir. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) yine de en fazla oruç tuttuğu ayların Recep ve Şaban ayları olduğu da unutulmamalı ve aylarda bol bol oruç tutmalıdır.

 Ramazandan önce oruçla buluşmak, namazlarımızı düzenli ve camilerde kılmaya daha fazla özen göstermek, bir alışkanlık edinecek şekilde her gün Kur’an okumak, kul haklarını ihlal edecek, söz ve davranışlardan uzak durmak, ilim, zikir ve sohbet meclislerine daha fazla iştirak etmek, dünyevî meşguliyetlerimizden daha fazla sıyrılıp, yaratılış gayemizi düşünmek, yaratan ve yaratılanlarla olan münâsebetlerimizi düzeltmek bu aylarda yapılabilecek en güzel ibadetlerdir.

Tüm Müslümanların kandilini, üç aylarını tebrik ediyor, hayırlara vesile kılmasını Cenab-ı Rahman’dan niyaz ediyorum…

M.Salih Kumaş (Vahdet Gazetesi 06.04.2016)

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın