Hoş Geldin
Maruf

Ümitvar Olmak Bir Mümin Vasfıdır‏

Murat

Murat

Ümit etmek Kuran’da müminlerin önemli bir vasfı olarak belirtilmiştir.
Ümitvar olmak aynı zamanda kişinin imanının da bir göstergesidir. İnsan
imanı ölçüsünde Allah’tan umut eder, O’nun rahmetine ve sonsuz nimetlerine
kavuşmak için büyük bir özlem duyar. Çünkü Allah iman edenlere hem bu
dünyada hem de ahirette çok büyük güzellikler vaat etmiştir. Kişi de Allah’a
olan güveni, yakınlığı, teslimiyeti ve samimiyeti derecesinde bu nimetlere
kavuşmayı ümit eder. Her olayın yalnızca Allah’ın dilemesi ile
gerçekleştiğini bildiği için hiçbir konuda üzüntüye, karamsarlığa ve
ümitsizliğe düşmez. Allah’ın müminlerin dualarına icabet ettiğini bildiği
için, en kötü görünen bir olayın bile imtihan ortamının bir parçası
olduğundan ve eninde sonunda müminler için mutlaka hayra dönüşeceğinden
kuşku duymaz.

Etrafımızda olan-biten herşey Allah’ın “Ol” demesiyle gerçekleşir. Karşımıza
çıkan her görüntü Allah’ın dilemesiyle yaratılır. Hiçbir şey başıboş ve
kendi haline bırakılmış değildir. Herşey Allah’ın belirlediği bir kader
üzere yaratılır.

Bunun bilincinde olan bir mümin, en olumsuz şartlarda, en sıkıntılı gibi
görünen durumlarda bile Allah’ın rahmetinden ve yardımından ümidini kesmez.
Zorluklara sabreden, Allah’tan umudunu kesmeyen ve hiçbir şartta Allah’ın
hükümlerinden taviz vermeyen insanlar hem dünyada hem de ahirette
müjdelenmişlerdir.

Kuran’da müminlerin sürekli Allah’tan umut eden bir ruh hali içinde
olduklarını görürüz. Gerçekten de samimi olarak iman eden bir kimse
Rabbimiz’i Kuran’da tarif edildiği gibi tanıyıp takdir eder ve bunun
sonucunda, Allah’ın kendi üzerindeki rahmetini ve nimetini fark eder. O’nun
müminlerin dostu ve yardımcısı olduğunu, onlara karşı sonsuz şefkatli ve
merhametli olduğunu, Allah’ın salih kullarını hem bu dünyada hem de ahirette
büyük bir mükafatla müjdelediğini ve Allah’ın kesinlikle vaadinden
dönmeyeceğini bilir. O’nun kendisi için hep hayırlı ve güzel olanı
dilediğini, kendisine rahmet ve hidayet kapılarını açtığını, önüne sayısız
ecir fırsatları serdiğini görür.

İşte, böyle bir bilince sahip olan mümin Rabbimiz’e karşı sürekli ümitvar
bir tutum içinde olur, dünyada da ahirette de herşeyin en güzelini ve en
hayırlısını Allah’tan umut eder. Kuran’ın pek çok ayetinde Allah’ın
müminlere dünyada ve ahirette güzel bir karşılık vereceğinin bildirildiğini
görürüz. Allah iman edenlere Kendi fazl ihsan ve rahmetini vereceğini bazı
ayetlerinde şöyle müjdelemiştir:

İman edip salih amellerde bulunanlar ise; Biz şüphesiz onların kötülüklerini
örteceğiz ve şüphesiz yaptıklarının en güzeliyle karşılık vereceğiz.
(Ankebut Suresi, 7)

O, iman edip salih amellerde bulunanlara icabet eder ve onlara Kendi
fazlından arttırır. Kafirlere gelince; onlara şiddetli bir azap vardır.
(Şura Suresi, 26)

Şeytan, sizi fakirlikle korkutuyor ve size çirkin -hayasızlığı emrediyor.
Allah ise, size Kendisi’nden bağışlama ve bol ihsan (fazl) vaat ediyor.
Allah geniş olandır, bilendir. (Bakara Suresi, 268)

Müminlerin duaları ve talepleri de umut doludur. Ayette bildirildiği gibi
onlar, “… Rablerine korku ve umutla dua ederler…” (Secde Suresi, 16).
Zaten dua etmek başlı başına bir ibadet olduğu gibi, müminin Allah’a karşı
ümitvar tavrının da bir göstergesidir. Mümin Rabbimiz’in kendisine icabet
edeceğinin ümidini taşıyarak dua eder.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın