Maruf

Ramazan’a ulaştıran son deniz feneri: Berat Kandili

Bu gece Berat Kandili. Allah Teâlâ, tüm alem-i İslam’ın Berat Kandili’ni hayırlara vesile kılsın. Müslümanları küfürden, isyandan, tefrikadan, nankörlükten, korkaklıktan, tembellikten, gafletten ve dünya lezzetlerine dalıp ahireti arzulamaz hale gelmekten Rabbim  beri kılsın.

Diğer kandiller gibi Berat Kandili de Müslümanların iltifat ettiği, asırlardan beri kutlaya geldiği  mübarek gecelerden olup, Ramazan’a adım adım yaklaşıldığını haber veren yol işaretlerinden biridir. Kandiller, karanlıkta gemisini yürüten yorgun bir gemicinin, gemisini tamir edeceği doğru limanı gösteren deniz feneri mesabesindedir. Ramazan limanına varmadan idrak edilmesi gereken son deniz feneri olan Berat Kandili, bizi ruhen, zihnen ve bedenen Ramazan’a hazırlayan önemli bir zaman dilimidir. Bu gecenin ehemmiyet kıymetini bildiren çok sayıda hadis ve ulemanın görüşleri ve teşvikleri olmuştur. Gazzali gibi İslam dinini doğru anlayamamakla itham edilemeyecek nice İslam âlimi, bu gecede yapılması gereken ibadetleri ayrıntılı olarak anlatmış, tevbe edilmesi ve kötü hasletlerin terkedilerek Ramazan ayına girilmesi üzerinde durmuşlardır. Zira bu büyük insanlar, sarhoş olmuş kişinin şaşı bakışı gibi Rabbini tevhid edemeyen kişinin, Allah’a ihlasla kul olamayacağını, ona el açıp boyun bükemeyeceğini, kalbinde müslümanlara karşı kin ve nefret besleyen birinin Ramazan’dan istifade edemeyeceğini, insanlarla tartışmayı, fitne çıkarmayı ahlak edinen kişilerin Kur’an’ın mesajını doğru kavrayamayacaklarını idrak ettikleri içindir ki, bazı nevzuhur bilginlerin; “ravilerinden birisi bilinmediği için bu hadisle amel edilmez, edilemez, edilmesi caiz değildir” dedikleri nice hadisleri eserlerinde uzun uzun tahlil etmişlerdir.

Zira geçmiş o büyük âlimlerimiz; Şaban ayının önemini biliyor, Hz. Peygamber’in o aya nasıl iltifat ettiğini dikkatten uzak tutmuyorlardı. Allah’ın sayısız insanı affedeceği, büyük buluşma zamanı Ramazan’a kulların hazırlanarak ulaşması, geçmiş günahlarına takılıp kalmaması ve bu gece Levh-i Mahfuz’dn dünya semasına indirilen Kelam-ı Rabbulalemine kulak ve yürek vermek için daha bir hazır olması gerektiğini vurgulamışlardır.

Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Şüphesiz Allah Teâlâ Şa’ban ayının on beşinci gecesi (kullarına rahmetle) bakar ve herkese mağfiret eder. Yalnız Ona şirk koşana veya kindarlara mağfiret etmez. (İbn Mâce)

Hz. Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Şaban ayının on beşinci gecesi olduğu zaman, gecesinde ibadete kalkın. Ve o gecenin gündüzünde (kandilden sonraki gün) oruç tutunuz. Çünkü o gece güneş batınca Allah Teâlâ o andan fecir oluncaya kadar: ‘Benden mağfiret dileyen yok mu, onu mağfiret edeyim. Benden rızık isteyen yok mu, onu rızıklandırayım. (Bir belâ ile) müptelâ olan yok mu, ona kurtuluş vereyim’ buyurur.” (İbn Mâce)

Berat kandilimiz, bir maden ocağının zifiri  karanlığı mesabesindeki dünya hayatımıza kandil olsun. Bizi sağ salim Ramazan yaşam odasına ulaştırsın. Selam ve duam ile…

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın