Maruf

Ne Dediğimizi Biliyor muyuz ?

Murat

Murat

Levvame, Levvame ve Levvame

Basit bir konu gibi algılanabilir ancak her Müslümanın ibadetlerini yaparken ne dediğini bilmesi gereklidir. Dudaklarından çıkan kelimelerin ne olduğunu, ne anlam taşıdığını bilmeden yapılan ibadetler ile bilerek ve anlayarak yapılan ibadetler arasında çok büyük bir fark vardır. Ailelerde çocukluktan itibaren öğretilmeye başlanması gereken bu hususlar ne yazık ki öğretilmediği için çoğumuz bu eksiklikler ile büyüyor ve ibadetlerimizde ne söylediğimizi bilmiyoruz. Aşağıda paylaşacağımız hususları öğrendiğimizde gerçekten ibadetlerimizden ayrı bir haz aldığımızı göreceğiz.

 

1- Eûzu billahi mineş-şeytânirracîm. Bismillahirrahmanirrahîm.

Kovulmuş Şeytan’ın şerrinden Allah’a sığınırım.
Rahman ve Rahim Olan Allah’ın Adı ile… (Rahman ve Rahim Allah’ın güzel isimlerinden olup çok merhamet eden, esirgeyen ve bağışlayan demektir.

“Rahman”: İyilere de, kötülere de rahmet eden. Yani yarattıklarının hepsine merhamet eden manasınadır.

“Rahim”: ise ahirette yalnız mü’minlere merhamet edendir. “Allah mü’minlere karşı çok merhametlidir” buyurur. (Ahzap 43)

2- “Allahu Ekber!”

“Allah en büyüktür, en yücedir.”

Biz müslümanlar, sevindiğimizde, üzüldüğümüzde, şaşırdığımızda, “şok” olduğumuzda, hayran olduğumuzda hep tekbir getiririz: Allahu ekber!

Çünkü, “Allah en büyüktür” manasına gelen tekbirin işlevi de anlamı kadar büyüktür. Seviniyorsak sevincimizi Allah’ın büyüklüğüne bağlarız.

Üzülüyorsak, kendimizi Allah’ın en büyük oluşuyla teselli ederiz. Ondan bağımsız bir saadet ve felaket tasavvur etmediğimiz için safa halinde de, cefa halinde de “Allahu ekber!” deriz.

Şaşırdığımızda, Allah’ın en büyük oluşunu hatırlar ve bizi şaşırtan şeyin Allah için çok basit, sıradan bir şey olduğunu bir kez daha hatırlarız. “Şok” olduğumuzda, bizi şok eden olayın Allah katında daha büyüklerinin olduğunu dile getirmek için tekbir getiririz. Hayran olduğumuzda, hayretimizi esere değil o eserin sahici müessirine, sanata değil asıl sanatkara yönelttiğimizi tekbirle ifade ederiz.

Namaza “Allahu ekber”le başlar ve her rekatta beş kez bunu tekrarlarız.

Namaz ki; o, Allah karşısında kulun esas duruşunu temsil eden ibadetler mecmuasıdır. Allah’ın en büyük olduğunu itiraf ederek başlamayan bir ibadet, insanı kula kulluktan nasıl kurtarabilir?

“Allahu ekber!” demekle, kula ve eşyaya kulluğu reddettiğimizi ifade etmiş olur ve O’na kulluğumuzu secdeyle zirvesine taşırız. İşte tekbirin insanı getirdiği son nokta bir aşk hareketi olan secdedir.

3- “La ilahe İllallah Muhammedun Resulüllah”

La ilahe İllallah “Allah’tan başka ilah yoktur”

Muhammedun Resulüllah” “Muhammed onun elçisidir.

“Hükümranlık ve hâkimiyet kayıtsız ve şartsız Allah’ındır” şeklinde de açıklayacabileceğimiz bu kelime iki bölümden oluşmaktadır Birincisi Allah’tan başka mabut ve ilah olarak kabul edilen her varlığı, sistem, rejim ve ideolojileri, Allah’ın hükmüne rağmen kendilerini ilah yerine koyarak millet adına hareket ettiklerini ileri süren tüm örgüt, kurum ve kuruluşları reddetmektedir ki, bu husus “La ilahe” ile gündeme getirilmektedir

İkinci bölüm ise, bu gücün yani hüküm koyma yetkisinin yalnızca Allah’a ait olduğunun kabulünü gerektirmekte ve farz kılmaktadır Bu da “İllallah” ile ifade edilmiştir Nitekim yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır :

“Ey Peygamber ! Bil ki, Allah’tan başka ilah yoktur, o bir tektir İbadet olunmaya ve kendisine kulluk edilmeye layık olan da O’dur” (Muhammed, 47/19)

4- “Eşhedu en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden âbduhu ve Resuluhu.”

“Şehâdet ederim ki; Allah’tan başka hiçbir ilâh yoktur ve yine şehâdet ederim ki; Hz. Muhammed, O’nun kulu ve Rasûlüdür.”

“Allah’tan başka hiçbir ilâh olmadığına şahitlik ederim; Hz. Muhammed’in de, O’nun kulu ve Rasûlü olduğuna şâhidlik ederim.”

5- “Estağfirullah”

“Allah’tan af ve mağfiret isterim” manasiyle dua olup ikram ve saygı gösterisine karşı dahi tevazu için ve sanki o sözle günaha girilmiş de istiğfar olunuyormuş gibi söylenen nezaket kelimesidir.

Bütün işlerde ve hallerde istiğfarı (Allahü tealadan bağışlanmayı istemeyi) elde tutmalıdır. İstiğfar ederken, seyyid-ül istiğfar denilen: “Estağfirullahel azim ellezi la ilahe illa hu El-Hayyel kayyume ve etubu ileyh: Azim olan O’ndan başka ilah bulunmayan, Hayy(hayat sahibi) ve kayyum(hayatı devam ettiren) olan Allahü tealadan(“Nâmı büyük”) günahlarımı bağışlamasını diler, O’na tövbe ederim” demelidir.

6- “Elhamdülillah”

Allah’a şükür için söylenen dua sözü. Allah’a hamdolsun!, Allah’a şükür!(gerçek anlamı, Hamd (büyük övgü), Allah’a mahsustur!)
Kuran-ı Kerim’in 6 suresi bu deyimle başladığı gibi, deyim çeşitli surelerde 16 kez geçer.Kur’an’ın ilk suresi olan Fatiha, besmeleden sonra bu cümle ile başlamaktadır

7- “Selamün aleyküm ( “Esselamu aleykum ve rahmetullah” )

Selam veren “es-selamu aleyküm (Allah’ın selamı sizin üzerinize olsun)” der, selamı alan ise “ve aleykümü’s-selam ve rahmetullah (Allah’ın selamı ve rahmeti sizin üzerinize olsun)” diyerek ilaveli duada bulunur.

Selam; Allah’ın (c.c.) 99 güzel isminden biridir. Her çeşit ârıza ve hâdiselerden sâlim kalan; her türlü tehlikelerden kullarını selâmete çıkaran; cennetteki bahtiyar kullarına selâm eden manasındadır. “Bir selam ile selamlandığınızda, siz de ondan daha güzeli ile selamlayın veya aynı île karşılık verin.” (Nisa, 4/86.)

8- “Subhanallah”

Allah noksan sıfatlardan münezzehtir.

Cenab-ı Hakk’ın mahlukatı ve eserleri karşısında duyulan hayret ve taaccübü ifade etmek için söylenir. Cenab-ı Hakk’ın zâtında, sıfâtında ve ef’alinde bütün kusurlardan münezzehiyetini ifade eder. Sübhanallah; yaratılan varlıkların, Allah’tan uzak olduğunu ifade eder. Yani; Allah yaratılan hiç bir varlığa, hiç bir şekilde benzemez; ne zatıyla ne esmasıyla ve nede sıfatlarıyla. Yaratan ve yaratılan arasındaki fark kadar birbirinden uzaktır.

9- “Amin”

Esmâ-i efâldir. “Kabul et” manasınadır. “Ey Allahım! Dualarımızı kabul et” manasınadır.
Her Müslümanın kullamakta olduğu ve adeta her Müslümanın hayatının bir parçası olan“amin” kelimesi özetle, şu manayı ifade etmektedir “Ya Rabbi kabul buyur, Ya Rabbi yapmış olduğum bu duayı kabul buyur”.
-> TEMEL KELİME VE CÜMLELERİN ANLAMINI ÖĞRENDİĞİMİZE GÖRE NAMAZ TESBİKATLARINA GEÇEBİLİRİZ

NAMAZ TESBİHATLARININ ANLAMLARI

-> Allahu Ekber(Allah en büyüktür.)

1- “Subhane Rabbiyel Azim”

“Büyük olan rabbim her türlü kusurdan uzaktır.”

2- “Semiallahulimen hamideh”

“Allah, kendisine hamd edenleri işitir”

3- “Rabbena leke’l-hamd”

”Ey Rabbimiz sana hamd olsun”( HAMD; sözlükte övme, iyilik, güzellik, üstünlük ve erdemlilikle niteleme)

4- “Subhane Rabbiye’l-ala”

“En yüce olan rabbim her türlü kusurdan uzaktır.”

5- “Es-Selâmu aleyküm ve rahmetullâh”

“Allâh’ın selâmı, rahmeti, bereketi, affı ve bağışı sizin üzerinize olsun”

Namazın sonunda sağ tarafa selâm verirken gönülden geçirilen niyet, sağ tarafımızda hazır bulunan en ön saftan en arkadaki safa kadar o namaza iştirak eden bütün Müslümânlar ve kendilerini göremesek de orada hazır bulunan meleklerdir. Sola selâm verilirken de soldaki Müslümânlar ve melekler kasdedilir. Yani verdiğimiz selâm ile sağ ve sol tarafımızda bulunan Müslümanlar ve melekler için “Allâh’ın selâmı, rahmeti, bereketi, affı ve bağışı sizin üzerinize olsun” diye duâda bulunmaktır.

6- “Allahumme ente’s-selamu ve minke’s-selam tebarek-te ya-zel celali vel ikram”

Allah’ım! Sen kurtuluş merciisin. Esenlik ve güvenlik sendedir. Ey Azamet ve Kerem sahibi Allah’ım! Senin şanın çok yücedir.

Azamet(Ululuk, büyüklük.)

Kerem(iyilik, bağış, üstünlük, şerefli ve cömert olmak demektir.)

7- “Ala Resulina Muhammedin salavat”

Salat ve Selam Peygamberimiz Hz.Muhammed (s.a.v.)’in üzerine olsun.

Salat (Türkçe: namaz, dua) kelimesinin çoğulu olan Salavât ya da Salavât-ı şerife, Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed’e ve onun soyundan gelenlere (Ehl-i beyt) saygı bildirmek için okunan dualara denir. Kur’an’da Allah ve meleklerin Muhammed’e salâvat okuduğu belirtilerek, inanan kişilerin de ona salat ve selâm okumaları istenir.

Kavramın kullanıldığı Ahzab suresi 56. ayeti şöyledir:

“Allah ve O’nun melekleri Peygamber’e salat ederler. Ey müminler, siz de ona salat edip tam selam getirin.”

8- ”Allâhumme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âli seyyidinâ Muhammed”

“Allahım (peygamberimiz) Hz.Muhammed’e ve aline (evladu iyaline -AİLESİNE ) salatu selam ve esenlikler eyle.”(Rahmet et, selametlik ver.)

Aleyhisselam
Manası: Allahın selamı, onun üzerine olsun.

Aleyhissalatu vesselam
Manası: Allahın salatu selamı onun üzerine olsun.

Sallallahu aleyhi ve sellem(S.A.V)
Manası: Allahu Teala, Ona salatu selam etsin.

9- “Subhân Allâhi vel hamdü lillâhi velâ ilâhe illAllâhü vAllâhü ekber. Velâ havle velâ kuvvete illâ billâhil aliyyil aziym”

Allah eksik sıfatlardan uzaktır, beridir . Hamd Allah’adır. Allah’tan başka ilah yoktur ve Allah en büyüktür. Allah’tan başkasında güç ve kudret yoktur.

Tesbih de okunan Subhanallah, Elhamdulillah ve Allahu Ekber’in anlamlarını yukarıda vermiştik.

10- “Lâ ilâhe illallâhu vahdehu lâşerîke leh, lehu’l mulku ve lehu’l hamdu ve huve alâ kulli şey’in kadîr”

Allah’tan başka ilah yoktur. Eşi, benzeri, dengi ve ortağı yoktur. Mülk, Hükümranlık O’nundur. Hamd O’na mahsustur ve O her şeye güç yetirendir.

11- “Allahümmehşurna fi zumretis salihin”

“Allah’ım Bizi mahşerde salihler topluluğu ile yargıla.”

Salih : 1. Yarar, yakışır, elverişli, uygun. Salahiyeti bulunan, yetkili. 2. Dinin emir ve yasaklarına uyan, iyi ahlak sahibi, muttaki.

12- “Subhane Rabbiye’l-aliyyi’l-a’le’l-vehhab”

Çok bahşedenlerin en yücesi olan Rabb’im! Sen noksan sıfatlardan münezzehsin.(münezzeh; temiz, pak, kusur ve noksanlıktan uzak olan, hiçbir şeye muhtaç olmayan.)

13- “Sadakallahulazim”

“Allah doğruyu söyledi”

Aliyy ve azim olan Allah ne güzel ne doğru söyedi.

Azim: (Çok yüce ve çok büyük olan; sınırsız ve kayıtsız büyüklük, üstünlük de yalnız O’ndadır.)

Aliyy: Yüksek, büyük ve yüce olan; kudrette, bilgide, hükümde, iradede ve diğer bütün kemal sıfatlarında üstün olandır. Herşey O’nun hükmü ve emri altındadır.

Es Salatu Ve’s-Selamu Aleyke Ya Rasulallah!
Es Salatu Ve’s-Selamu Aleyke Ya Habiballah!
Es Salatu Ve’s-Selamu Aleyke Ya Seyyidel Evveline Vel Ahirin!
Vel Hamdü Lillahi Rabbil Alemin!

Ey Allah’ın Resûlu Salat-u Selam Senin üzerine olsun!
Ey Allah’ın Habibi Salat-u Selam Senin üzerine olsun!
Ey Öncekilerin ve Sonrakilerin Efendisi Salat-u Selam Senin üzerine olsun!
Hamd Alemlerin Rabbi Olan Allah İçindir!

Yüce Allah’ı anarken ve Namaz kılarken söylediklerimizin anlamını öğrendik. Şimdi diğer kavramlara geçebiliriz.

EZAN ANLAMI VE DUASI

1- EZAN

“Allâh-ü Ekber” (Allah en büyüktür) (4 kere),

“Eşhedü en lâ ilâhe İllAllah” (Şahitlik ederim ki Allah’tan başka ilah yoktur) (2 kere),

“Eşhedü enne Muhammeden Rasûlullah” (Şahitlik ederim ki Muhammed Allah’ın elçisidir) (2 kere),

“Hayye ale’s-salâh” (Haydi namaza) (2 kere),

“Hayye ale’l-felâh” (Haydi kurtuluşa) (2 kere),

“As-salatu hayrun mine’n nevm” (Namaz uykudan hayırlıdır) (2 kere), (Sadece sabah ezanında),

“Allâh-ü Ekber” (Allah en büyüktür) (2 kere),

“Lâ ilâhe İllAllah” (Allah’tan başka ilâh yoktur) (1 kere).

Aziz Allah: Mağlup edilemeyen, herşeye galip olan.

2- EZAN DUASI (EZAN BİTİMİNDE EDİLEN DUA)

Allahumme Rabbe hazihi’d-da’veti’t-tamme. Vesselatil kâimeti ati Muhammedenil vesilete vel fazilete ved-dereceter-refîah. Vebashu makamen Mahmudenillezi veadteh. İnneke lâ tühlifü’l-mîâd.

Ey şu tam da’vetin ve vakti gelen namazın sahibi olan Rabbim! Muhammed aleyhisselâma şefâat vesîlesini ve üstünlüğünü ver. Ve onu kendisine va’detdiğin makam-ı mahmûd’a ulaştır” (medhedilen, övülen, derecesi yüksek olan makam anlamına gelen Makâm-ı Mahmûd, Peygamber Efendimiz’in (sallallâhu aleyhi ve sellem) kıyamet günü insanlara şefaatte bulunacağı makamın adıdır.

Konunun Tamamını okumanız için word, pdf, ve html formatları oluşturulmuş olup BURADAN İNDİREBİLİRSİNİZ.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın