Maruf

Namaz, herşeyi güzelleştirir‏

Murat

Murat

Ben de mü’minim, ben de Allah’ımı seviyorum” deyip de Kur’an’dan ve namazdan
kopuk yaşamak ne kadar mantıklı. ?
Namaz, öncelikle duyarsızlığımızı, ruhi
sıkıntılarımızı giderir ve ahlakımızı güzelleştirir.
Namaz, ahlakı güzelleştiren, keşfedilmeyi bekleyen bir hazinedir.
Namaz
hazinesini keşfetmeye başladıkça, onun ahlakı nasıl güzelleştirdiğini
anlamaya başlarız.
“Sabır ve namazla Allah’tan yardım dilemeye” namazla
alışan bir kişi, her namazında “Yalnız sana ibadet eder, yalnız senden
yardım dileriz.” diyerek sabır ahlakını gönlüne hapseder. Sabırla hayatın
zorluklarına karşı metanet, azim ve dirayetle yaklaşır.

Her namazında “O, hesap gününün sahibidir.” ayetini hisseden bir kul,
yapacağı her iyiliğin ve kötülüğün hesabını vereceği bilinci içerisinde
Allah’a ve insanlara karşı vicdanlı olmaya çalışır. Hatalarını tekrar etmeme
yeteneğini kazanan insan, Allah’a ve insanlara karşı sorumluluğunun da
bilincindedir. Hatalarına ve isyanlarına rağmen kendisini huzuruna namazla
davet eden Rabb’inin hoşgörüsünü gören bir kul, namaz sayesinde hoşgörüyü
öğrenir.

Her namazda “Rabb’im beni, annemi-babamı ve bütün inananları hesap gününde
bağışla.” duasıyla Rabb’inin kendisini bağışladığını hisseden bir insan,
engin bir hoşgörüyle insanları bağışlamayı tecrübe edebilir. Rabb’imiz
“namaz kılan kimselerin emanetlerine riayet edeceklerini, şahitlikte dürüst
olacaklarını” vurgular.

Namaz hazinesini keşfeden bir insan, “Rabb’imiz bizi doğru yola hidayet et.”
diyerek emanete riayette, şahitlikte ve hayatın her aşamasında dürüst olmaya
çalışır. ‘Rükû’da “Yüce olan Rabb’imi kullara ait bütün eksik sıfatlardan
uzak tutarım.” diyerek Rabb’ine karşı saygı içerisinde eğilen kul,
insanlarla ilişkilerinde de mütevazı davranmaya çalışabilecektir. Secdede
Rabb’ine olan tevazunun zirvesini hisseden bir kul, insanlara tevazuda da
zirveyi yakalayabilir. Rabb’imiz “namaz kılan bireylerin iffetlerini
koruduklarını” ifade eder.

Akla ve sağduyuya aykırı her fiilden, “Bizi doğru yola hidayet et.” diyerek
uzaklaşmaya çalışan namaz kılan bir kişi, böylece sosyal ve ahlaki değerleri
koruma hassasiyeti kazanır. Namaz kılan insanların namaza devamlarının
akabinde en önemli özelliklerinden ikincisi, “mallarında dilenen ve
dilenmekten utanan fakir insanlar için hak olduğuna” inanmalarıdır.

Namaz esnasında Rabb’i ile her şeyi paylaşan, “Bize dünyada da iyilik ver
ahirette de iyilik ver ve bizi ateşin azabından koru.” diye duada bulunan
insan, bütün insanlık ailesiyle sevgisini, ilgisini, bilgisini ve malını
paylaşabilir. Namaz, hayat ve disiplin programı olarak vakti ve hayatı
düzenler. Bu gerçeği Rabb’imiz “Şüphesiz ki namaz, inananlar üzerine vakitli
olarak farz kılınmıştır.” ayetiyle belirtmiştir. Namazla zamanını ve
çalışmasını programlayan kişi, Rabb’iyle beraber olmanın hazzını yaşar.

Namazda, “Şükür, alemlerin Rabb’i Allah içindir.” diyerek namaz kılan insan,
Rabb’ine her nefesi için şükrünü haykırır. Namaz esnasında “Rabb’inden başka
ibadet edilecek ve dostluğuna başvurulacak hiçbir kaynağın olmadığını”
keşfeden insan, tövbeyle Rabb’ine yönelme isteği duyabilir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın