Maruf

MÜSLÜMAN FATİH

Recai Çelik

Recai Çelik

 

MÜSLÜMAN FATİH

 

Geçen haftalarda yine ülkemizde suni bir gündem oluşturulmaya çalışıldı. Fatih Sultan Mehmet Han’ın aslında Fahri Kainat Efendimiz Hz Muhammed Mustafa S.A.V. efendimize inanmadığına dair bir zat, reyting sıkıntısı yaşayan TV kanalında açıklamada bulundu. Defalarca açıklama yapmış olduğu videoyu izledim. Bir utanma bir sıkılma var mı diye! Fakat ne yazık ki utanmaya yönelik herhangi bir emare göremedim. Açıklama yapan Profesör Doktor Celal Şengör bu açıklamayı yaparken gayet rahat görünüyordu. Profesör olan bu zat “Fatih’in Müslümanlığı bile tartışılıyor biliyorsunuz. Sekreterine demiş ben Muhammed’in dediklerine inanmıyorum.”şeklinde bir açıklama yaptı. Tabii niçin böyle bir açıklamaya gerek gördü, hangi kaynaklara dayandı, hangi kaynakları nasıl yorumladığı bilinmez. Ama bir gerçek var ki insanların akıllarıyla oynamak, insanları sorularla meşgul etmek gerçeğin görünmesini engelleyeceği, puslandıracağı.

Peki, Celal Şengör kimdir?  Zatın 1973 yılında Robert kolejini bitirdiğini 78’de State University of new York at Albany den jeolog olarak mezun olduğu ve asıl meslek alanının jeoloji oldu görülmektedir. Dikkat edilirse aldığı eğitim büyük bir bölümü Amerikan kültürü ile yorulmuş Amerikan kültürünün empoze edilmeye çalışıldığı bir lise ve sonra da Amerika’da lisans yüksek lisans ve doktora eğitimi aldığını görüyoruz. Yine Gök Sultan 2. Abdülhamid’in anlatıldığı Payitaht dizisinde hatırladığım kadarıyla o dönem içerisinde, ülke için yararlı hizmetleri olsun diye yurtdışına gönderilen öğrencilerin bir kısmının beyinlerini yıkadığı, Batı hayranı olduğu kendi kültürlerine ve değerlerine düşman gençlik hali geldi anlatılınca bu durumu halen devam ettiğini söylemek hiçte zor değil.

Başka  bir söyleşide Celal Şengör bu kanıya nereden ulaştığını tartışılırken bir yazarın Fatih Sultan Mehmet Han’ın kütüphanesinde İncil bulunduğundan dolayı bunu söylediğini belirttiğini duydum. Yani Fatih Sultan Mehmet Han’ın kütüphanesinde aşçılıkla ilgili bir kitap olsaydı sanırım Celal Şengör Fatih Sultan Mehmet Han bir Sultan

değildi de aşçı idi diyebilecek kadar zeka ürünü bir söylemde bulunacaktı. Hatta açıklamasında diyor ki “Fatih sekreterine söylemiş.” Yahu o zamanlarda sekreter var mıymış sekretere cep telefonu ile mi söylemiş saçma sapan bir söylem

 

Meseleye başka bir açıdan bakalım. O tarihlerde Fatih Sultan Mehmet Han’ın 30 küsur yıllık padişahlığı sırasında tam 6 papa görev yaparken Papa’lar Fatih hakkında ne düşünüyordu kısaca bakalım. Fatih, tam 6 Papa eskitmişti. Bunların içinde II. Pius gibi, ona cevap veremeyip kahrından ölen edebiyatçı papalar da vardı.
Bu II. Pius’a, İstanbul’un fetih haberi geldiğinde  kendisini bu Katolik hükümdarın sarayında bulunuyordu. Hemen Papa V. Nicholas’a bir mektup döşendi. Sinirliydi besbelli. “Nedir bu İstanbul’dan gelen feci haberler?” diye yazıyordu; elleri titriyordu: “Elim titriyor yazarken; ruhum dehşet içinde: ne öfkesini zapt edebiliyorum, ne de sefil vaziyetini dile getirebiliyorum. Yazık ki, Hıristiyanlık yaralı! Hıristiyanlığın iki ışığından birisi sönmüş bulunuyor.” Papa Hazretleri de köpürüyordu tabiatıyla Fatih’e. Ona “Şeytanın dölü” diyordu. Hıristiyanlığın öcü bir an önce alınmalıydı.  Papa Calixtus III Alfons de Borja Sakız ve Midilli adaları civarında ufak bir Osmanlı filosunu yenilgiye uğratmak bile onun için bir zafer anlamına gelmişti (1456). Hemen bir zafer madalyası döktürdü kendisine. Üzerine şu gurur kokan sözü kazıtmıştı: “Ben dinin düşmanlarının imhası için seçilmiş biriyim.”

 

Görüldüğü gibi Fatih, devrinde Papalarla savaşmış ve hatta Papalar tarafından zehirlendiği bile anlatılmaktadır. İstanbul’u fethettiğinde Ayasofya’yı cami haline getirtmesi neyin göstergesi? İlkokul 5.sınıf öğrencisi bile biraz tarihe objektif baksa Fatih’in Müslüman olduğunu rahatlıkla söyler. Ama yanlı bir profesör söyleyemiyor ya da söylemiyor. Asıl hedef ne diye düşünüldüğünde; Fatih’in kendi şahsiyeti olmadığı, hedefin İslam olduğunu söylemek, düşünmek herhalde zor olmasa gerek. Bir hadisi şerifte “İstanbul mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutan, o ordu ne güzel ordudur.” denilmektedir. Kuşkusuz bu hadis, Müslümanların bu

motivasyonunun ciddi şekilde arttıran ve  Hz. Peygamber (s.a.s)’ in fethi ve fethe katılanları müjdeleyen hadisidir.  Hz. Peygamber (s.a.s)’ in övgüsünü almış bir kimsenin, nasıl Müslümanlığı tartışılabilir?

Son cümle olarak, şu atasözü ile bitirmek isterim “Su uyur düşman uyumaz.”

Bu Paylaşımı Beğen
YAZARIN SON YAZILARI
HACI OLMAK ZOR - 6 Şubat 2018
MÜSLÜMAN FATİH - 22 Ocak 2018
Terörün Kaynağı - 27 Ağustos 2015
TARİHTEN YANSIYANLAR - 5 Ağustos 2015
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın