Maruf

Kurban’dan Notlar!..

Adem Polat

Adem Polat

Kurban’dan Notlar!..

Kurban konusu her işlendiğinde düşülmesi gereken bir takım notlar gündeme gelmektedir. Bu yazımızda bir kaç önemli notu dikkatlerinize sunuyorum. Müstefid olmayı temenni ederek sizleri notlarla başbaşa bırakıyorum.

  1. Not: Kümes hayvanları (tavuk, horoz, kaz, ördek vs.) kurban edilemezler. Günümüzde kerâmeti kendinden menkul bir takım açıklamalar, ilmi disiplinle bağdaşmadığı gibi, ne maksatla yapıldığı da izaha gerek duyulmayacak kadar açıktır.
  2. Not: Halkımız arasında sığırın iki yaşını doldurduğuna dair “kapak atmak” şeklinde bir tabir kullanılır. Bu, hayvanın ön dişlerinin düşüp yerine diğerlerinden daha iri iki dişinin gelmesidir. Tecrübeyle sabit olan bu yöntemle de kurban alınıp kesilebilir. Aslolan sığırın iki yaşını tamamladığını bilmektir. Ön dişlerini değiştirmese de iki yaşını doldurduğu bilinirse kurban edilebilir. Ya da iki yaşını tamamlamadığı bilinirse dişine bakmaya gerek yoktur, kurban olmaz. Hayvanın yaşı tam olarak bilinmiyorsa ancak kapak atmış ise kurban edilebilir. Fakat maalesef vicdan ehli olmayan bazı kimseler tarafından, ön dişleri bilerek çıkarılmak sûretiyle daha iki yaşını doldurmamış hayvanların satılmaya çalışıldığı bilinmektedir. Böyle bir ibadete dahi hile karıştıracak kadar insafsız olan kimseler ise tespit edilip haklarında yasal işlem başlatılmalıdır.

  3. Not: Eğer bir kimse fakir değilse ve almış olduğu kurbanlıkta daha sonradan bu kusurlardan birisi meydana gelirse yeniden bir kurbanlık alması gerekir. Fakirin ise yeni bir kurbanlık almasına gerek yoktur. Almış olduğu o hayvanı kesebilir.

  4. Not: Kan akıtmak, kurbanın rüknüdür yani farzıdır. Dolayısıyla kesilen kurbanın etinin yenilebilmesi ve ibadetin de sahih olabilmesi için mutlaka kanının akıtılması gerekir. Kanı akıtılmaksızın hayrına vermekle, parasını fakirlere dağıtmakla kurban ibadeti yerine getirilmiş olmaz. Bir hayvan kan akıtılmadan öldürülürse kurban olmuş olmaz ve eti de yenmez.

  5. Not: Hayvanın canı çıkmadan boğazının koparılması, derisinin yüzülmesi ve acı veren şeylerin yapılması dinimizce güzel görülmemiştir.(Mekruhtur.)

  6. Not: Devenin kesim şekline “nahr” denir. Göğsüne yakın kısmından kesim yapılır. “zebh” ise gırtlaktan yani çene altından yapılan kesimdir. Koyun ve sığır cinsi bu şekilde boğazlanır. Böyle yapılması sünnettir.

  7. Not: Kesimde Allah’ın adı mutlaka anılmalıdır. Buna “tesmiye” denir. Şayet unutulursa bir şey gerekmez. Tesmiye Allah’ın isimlerinden biriyle yapılabilir. Ancak müstehap olanı “Bismillâhi Allâhu Ekber” demektir. Kasten Allah’ın adı anılmadan kesilen kurbanın eti yenmez. Kur’ân’daki şu ayetler buna delildir:
    “Allah’ın âyetlerine inanıyorsanız, üzerine O’nun adı anılarak kesilenlerden yiyin.”
    “Üzerine Allah’ın adı anılıp kesilenden yememenize sebep ne? Oysa Allah, çaresiz yemek zorunda kaldığınız dışında, haram kıldığı şeyleri size açıklamıştır. Doğrusu bir çokları bilgisizce kendi kötü arzularına uyarak saptırıyorlar. Muhakkak ki Rabbin haddi aşanları çok iyi bilir.”
    “Günahın açığını da gizlisini de bırakın! Çünkü günah işleyenler, yaptıklarının cezasını mutlaka çekeceklerdir.”
    “Üzerine Allah’ın adı anılmadan kesilen hayvanlardan yemeyin. Kuşkusuz bu büyük günahtır. Gerçekten şeytanlar dostlarına, sizinle mücadele etmeleri için telkinde bulunurlar. Eğer onlara uyarsanız şüphesiz siz de Allah’a ortak koşanlar olursunuz.” (En’am Sûresi, 6/118-121.)

  8. Not: Kurban sahibinin bayramın ilk gününde ilk lokmasını kesilen kurbanın ciğerinden yemesi dinimizin hoş gördüğü bir davranıştır.

  9. Not: Kesim ve diğer işlemler bittikten sonra mutlaka etraf temizlenmeli ve geriye ibadetin tertemiz ruhuna gölge düşürecek görüntüler bırakılmamalıdır.

  10. Not: Kurbanın derisinden ya da diğer parçalarından kesim ücreti ödenmesi caiz değildir. Mutlaka hayvanın haricinde bir bedelle kasap ücreti ödenmelidir. Fakat bazı kesim yerleri, ücret almadan kesim yapabilmektedirler. Bunda herhangi bir sakınca yoktur.

  11. Not: Maalesef bazen kesim işlemini tam bilmeden, cahil cesaretiyle büyükbaş hayvanların kesilmeye çalışıldığına şahit oluyoruz. Ayakları tam bağlanmadığı için can havliyle boğazı kesilmiş halde kaçan kurbanlıkları görebiliyoruz. Ya da büyükbaş kurbanlıkların boğaz derileri kalın olduğundan bir türlü kesemeyen, dolayısıyla hayvana adeta işkence çektirilen manzaralar olabiliyor. O halde bizim tavsiyemiz; Lütfen! Ya gerçekten tecrübeli olan bir kardeşimize kesimi yaptıralım ya da bir kasaba ücretini verelim ve kurbanımızı İslamiyetin ve insaniyetin ruhuna uygun bir şekilde kestirelim.

  12. Not: Kurbanı başkası keserse, kendi adına kurban kesilen kişi açıkça ve delâletle kesene izin vermeli yani onu vekil tayin etmelidir.

  13. Not: Kurbanı kesen kişi mutlaka kurbanını Allah için kesmeye kalben niyet etmelidir. Allah’a yaklaşma niyetinin dışında herhangi bir niyetle (meselâ; et yemek niyetiyle) kesilen hayvan kurban yerine geçmez.

  14. Not: Dinen zengin bir kimse kurbanlığı alır fakat kesemeden bayram günleri sona ererse, ya hayvanı canlı olarak ya da onun bedelini sadaka niyetiyle dağıtır. Bu durumda hayvanın hiçbir şeyinden istifade edemez.
    Dinen fakir bir kimse almış olduğu kurbanlığı daha kesemeden bayram günleri sona ererse, hayvanı canlı olarak tasadduk eder.

  15. Not: Kurbanın derisi bir hayır kurumuna verilebilir. Fakat günümüzde samimi bir şekilde çalışan hayır kurumlarının yanında sahtekarlık yapan kimselerin de kurban derisi topladıkları tespit edilmiştir. Dolayısıyla kurbanımızın derisini özellikle eğitiminden haberdar olduğumuz, samimiyetlerine inandığımız ve gerçekten Allah rızası için hizmet veren kurumlara vermeliyiz. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v.), vedâ haccında Hz. Ali’ye, kurban olarak kesilen develerinin başında durmasını ve bunların derilerini sadaka olarak vermesini, kasap ücreti olarak bunlardan bir şey vermemesini emretmiştir. (Ebû Davud; Menâsik, 20.)

  16. Not: Kurbanın derisi yüzülürken dikkatli olunmalıdır. Bir an önce yüzme işlemini bitirmek isterken deri kesilmekte ve delinmektedir. Berelenmiş derilerin maddi kıymeti oldukça düşmekte ve bu da bir nevî israfa neden olmaktadır.

  17. Not: Allah’a yaklaşmak maksadıyla farklı ibadetler yapılmaktadır. Kurban kesmek de bunlardan birisidir. Herbir ibadetin ayrı yeri ve hükmü vardır. Dolayısıyla kurban kesmek yerine başka bir takım hayırları ileri sürerek kurban ibadetini yok saymak insafla, ilimle ve hakikatla bağdaşmayan sorumsuz bir söylemdir.
    “Biz, her ümmete -(Kurban kesmeye uygun) hayvan cinsinden kendilerine rızık olarak verdiklerimiz üzerine Allah’ın adını ansınlar diye- kurban kesmeyi gerekli kıldık. Şimdi, İlâhınız bir tek İlah’tır. Öyle ise, O’na teslim olun. (Ey Muhammed!) O ihlâslı ve mütevazi insanları müjdele!” (Hac Sûresi, 22/34.)
    “De ki: Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm hepsi âlemlerin Rabbi Allah içindir.” (Enam Sûresi, 6/162.)

  18. Not: Camilerimizde genellikle Arefe günü gelince Teşrik tekbirleri, hocalarımız tarafından cemaate hatırlatılmaktadır. Aynı zamanda kesinlikle evlerinde bulunan hanım kardeşlerimizin de haberdar edilmesi gerekmektedir. Cemaatimiz de bu konuda duyarlı olmalıdır.

  19. Bir temenni: Teşrik tekbirlerinin arefe ve bayram günü minarelerden okunmasını çok arzuladığımı bu vesileyle ifade etmek isterim. İnşallah bir gün nasip olur.

Yüce Rabbimiz, kesilen tüm kurbanları “kurbiyyete” vesile eylesin! kendisine yaklaştıracak ibadetleri bizlere de evlatlarımıza da ihsan eylesin! Âlem-i İslam’ın kurban bayramı kutlu olsun!

Adem Polat
30.09.2014 / Balıkesir

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
Mescid-i Aksa - 7 Ağustos 2017
Kurban’dan Notlar!.. - 7 Ağustos 2017
Kalp Medeniyeti - 12 Temmuz 2017
Kalbe Dokunmak - 17 Haziran 2017
Maruf mu, Münker mi? - 17 Haziran 2017
“maruf” ne demektir? - 13 Aralık 2016
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın