Maruf

“Kurban” üzerine…

Adem Polat

Adem Polat

“Kurban” üzerine…
Yüce Rabbimize hamdolsun. O’nun habibine (s.a.v.), âline, ashabına ve etbâına salât ve selam olsun!
Muhterem kardeşim,
Bizleri yoktan vareden, iman bahşeden, sevmeyi ilhâm eden Mevlâ’mıza (c.c.) her dem şükürler olsun. Tüm ibâdetler rabbimizin rızasına açılan bir kapıdır. Dolayısıyla “Kurban, mü’min olarak yaşamamıza karşılık şükrün güzel bir ifadesidir.”
Oğlunu kurban etmenin ağır imtihanını yaşayan ve rabbine karşı mahcup olmayan Hz. İbrahim, kedinden sonra yaşayan mü’minlere güzel bir örnek olmuştu. Oğlunu çok seviyordu. Fakat rabbine olan sevgisi herşeyin üzerinde idi. Bunun için, “Kurban, en sevilen uğruna gönle hoş gelen şeylerden, canandan hatta candan geçebilmektir.”
İbrahim’in (a.s.) bu kutlu yolundan gitmekle, “Kurban, Hz. İbrahim’in aziz hatırasını canlı tutmaktır.”
Ümmet olarak bir ve beraber yaşamak, kaynaşmak, muhabbeti te’sis etmek üzere, “Kurban, gönüllerde depreşen hasede, kine, ayrılığa, fitneye dur! diyebilmektir.”
Sırat köprüsünden geçerken kurbanlıklara binileceğini ve bunun için semiz kurbanlıklar alınmasını tavsiye eden Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) müjdesine işaretle “Kurban, sırat köprüsünde bir dost, bir yoldaştır.”
Hatalar , kusurlar ve günahlar kulu rabbine karşı mahcup eder. İbadetler ise, günahların affına vesiledir. Diğer ibadetlerle birlikte “Kurban, işlediğimiz onca günahlardan kurtulmaya ve affa vesiledir.”
Her mü’minin gönlünde bulunan maksat “İlâhî! Ente maksûdî…” diyerek ikrar ettiği gibi Allah’ın sevgisine mazhâr olmaktır. Ve bu sebeple kesilen “Kurban, kurbiyyet makamına erme sevdasının tezahürüdür.”
Başa gelen musîbetlere sabır gereklidir. Bununla beraber belâ gelmeden tedbirli olmak lazımdır. Atalarımızın “Az sadaka çok belâyı defeder.” dediği gibi “Kurban, başa gelebilecek belâlara karşı kalkandır.”
Rabbimiz! Kestiğimiz kurbanlarımızı kabul buyur! Niyetimizi halis kıl! Kalplerimizi dinin üzere sabit eyle! Ayaklarımızı kaydırma!
Rabbimiz! Kestiğimiz kurbanlarımızı günahlarımızın affına ve senin rızana ermeye, ümmet bilincine, şuuruna ve birliğine, dünya ve ahiret saadetine, afiyete, dertlerden ve musibetlerden kurtulmaya vesile eyle!
Rabbimiz! Sevdiğimiz şeylerden senin uğruna feda edebilecek sağlam imanı gönlümüze nakşeyle!
Rabbimiz! Bize dünya ve ahirette iyilik ve güzellikler ihsan eyle ve bizi cehennem azabından koru! Âmin.
Adem POLAT
19.09.2014 BALIKESİR

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
Mescid-i Aksa - 7 Ağustos 2017
Kurban’dan Notlar!.. - 7 Ağustos 2017
Kalp Medeniyeti - 12 Temmuz 2017
Kalbe Dokunmak - 17 Haziran 2017
Maruf mu, Münker mi? - 17 Haziran 2017
“maruf” ne demektir? - 13 Aralık 2016
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın