Maruf

Kaybetmekten niçin korkarız veya korkmalıyız…

Murat

Murat

Rabbimiz ayetinde, “Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet ediniz ki takva mertebesine nâil olasınız.” buyurmaktadır. İbadetin neticesinde Allah insanın derecesini yükseltiyor ve onu takva mertebesine eriştiriyor. Takva mertebesinde kişi, Allahın rızasını kaybetmekten korkar ve onun yasaklarına riayet etmeye çalışır.

İbadetler, kişinin hem kendisiyle hem de çevresiyle ilişkilerini müsbet yönde etkiler. Allah’a karşı sorumluğunu yerine getiren kişi, insanlara karşı daha anlayışlı ve sevecendir. Rabbimiz ayetinde, “Sizi ve sizden öncekileri yaratan Rabbinize ibadet ediniz ki takva mertebesine nâil olasınız.” buyurmaktadır. İbadetin neticesinde Allah insanın derecesini yükseltiyor ve onu takva mertebesine eriştiriyor. Takva mertebesinde kişi, Allahın rızasını kaybetmekten korkar ve onun yasaklarına riayet etmeye çalışır. Bu yönüyle takva, kişinin ahiretini ziyan edecek fiillerden kaçması ve Allahın rızasına uygun işler yapmasıdır. Bizler her iki alemde de, onun rahmetine ve yardımına ihtiyaçlıyız. Unutmayalım, insan ruhunun inkişafı ve terakkisi takva ile mümkündür.

İbadet hem insanın makamını yükseltir hem de mutlak bir huzur ve sukunet verir. İnsan kötülüklerden ancak iman ve ibadet sayesinde korunabilir. Rabbani bir tedavi ile, kalbini ruhunu ve bütün duygularını hatalardan yanlışlardan kurtaran insan, hayatla ölüm arasında kul olmaya mecburdur. Allah bizim ibadetimize muhtaç değildir ama biz ona ibadet etmeye ve yardım dilemeye ihtiyaçlıyız.
Namaz

Namaz en büyük şükürdür.

Namaza bütün azalarımız dahil olur ve kişi Allah’ın huzurunda imanını ikrar eder

Namaz bizi kötülüklerden ve günah götürecek yollardan alıkoyar

Namaz bir temizlenme arınma vesilesi olur

Namaz insanı Allaha yakınlaştırır

Namaz bizi İslam çizgisine çeker ve kimliğimizi tanımlar

Namaz insanı, ruhsal sıkıntılardan korkulardan ve gelecek kaygısından kurtarır.

Namaz bizi hem madden hem manen temizler arındırır

Namaz maddi ve manevi temizliktir

Hazreti Peygamber bir gün sahabesine şu soruyu sordu: “Birinizin kapısı önünde bir ırmak bulunsa, o kimse o ırmakta günde beş defa yıkansa, vücudunda kirden iz kalır mı?”

Sahabiler cevap verdiler: “Hiçbir kir kalmaz, Yâ Resulullah.” Bunun üzerine Peygamberimiz şöyle buyurdu:

“İşte beş vakit namaz da buna benzer. Allah, namaz sayesinde günahları siler, temizler.”

Bir hadisi şerifinde de Resulullah şöyle buyurur:

“Şüphesiz ki benim ümmetim, kıyamet gününde, abdest izlerinden dolayı yüzleri nurlu, elleri ve ayakları parlak olarak çağırılacaktır. Yüzünün nûrunu artırmaya gücü yeten kimse bunu yapsın”
Namaz hayasızlıktan alıkoyar

1. “Sana vahyedilen kitabı oku ve namazı kıl. Şüphesiz ki namaz hayasızlıktan ve kötülükten alıkoyar. Allah’ı anmak elbette en büyük ibadettir. Allah yaptıklarınızı bilir.” Ayette geçen fuhşiyat aleni işlenen bütün çirkinlikleri ve ahlak dışı davranışları ifade eder. Namaz bu yönüyle bizi kötülüklerden alıkoyar. Günde beş vakit Allahın huzurunda duran ve ona kulluğunu ikrar eden kişi, kendini kötülüklerden alıkoyar. Hazreti Peygamber şöyle buyurur: “Kim namaz kılar da o namaz kendisini hayasızlıktan ve kötülükten alıkoymazsa, o namaz olsa olsa onun Allah’tan daha fazla uzaklaşmasını sağlar”

2. “Namazlara, özellikle orta namaza devam ediniz.” Bakara sûresi (2, 238)

Beş vakit namazı eksiksiz kılmak her müminin sorumluluğudur. Ayette belirtilen muhafaza kelimesi, namazların eksiksiz ve vaktinde kılınmasını açıklıyor.

3. “Haram ayları çıkınca Allah’a ortak koşanları nerede bulursanız öldürün; onları yakalayın, hapsedin ve her gözetleme yerinde oturup onları bekleyin. Eğer tövbe ederler, namazı kılarlar, zekâtı verirlerse onları serbest bırakın. Çünkü Allah bağışlayan, esirgeyendir.” ( tevbe süresi, 9_5)

Namaz müslümanın sorumluluğudur. Namaz kılan insana âyette geçen muamelelerin hiçbiri yapılmaz. Bu âyette bahsi geçenler ise müşriklerdir.

4. “Gecenin bir bölümünde de uyanıp kalk ve sana mahsus olmak üzere, nâfile namaz kıl; ola ki bu sâyede Rabbin seni övgüye değer bir makama ulaştırır.” İsrâ sûresi (17), 79

Âyet-i kerîmede Peygamber Efendimiz’den, gecenin bir kısmında uykudan kalkması ve namaz kılması istenmektedir. Arapça’da geceleyin uykudan uyanarak namaz kılmaya teheccüt dendiği için bu namaza da teheccüt namazı adı verilmiştir.

 

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın