Maruf

UHUVVET (KARDEŞLİK) VE GIYBET

Alemleri sevgi ve şefkat üzere var eden Rabbimiz, insanoğlundan sadece kendisine değil, tüm mevcudata karşı, sevgi beslemesini istemektedir. İster müslüman olsun, ister olmasın, tüm insanlara sevgi ve merhametle yaklaşmak gerektiğini, Hz. Peygamber’in (s.a.v.) güzel örnekliğinde görmekteyiz. Müslümanın ayıbı örtmek, yanlış yapınca onu düzeltmek nasıl sevgi ve hoşgörünün bir gereği ise, müslüman olmayana tebliğde bulunmak ve kalbini İslam’a ısındıracak bir ilişki modeli geliştirmek de yine aynı sevgi ve hoşgörünün bir gereğidir. Ancak gayrimüslim olanların İslam’a ve müslümanlara karşı düşmanca duygular içinde olması halinde onlara hoşgörülü davranmak doğru değildir. Özellikle müslümanlarla fiili mücadele halinde olan gayrimüslimlerle iyi ilişkiler kurmak ve müslümanlarla ilişkiyi kesmek ise çok sayıda ayetle yasaklanmış bir durumdur. Buna göre İslam ve müslümanlara karşı düşmanca duygu ve davranışlar içinde olanların hakkında olumsuz şeyler söylemekte de bir sakınca yoktur.
       Müslümanların kendi din kardeşi ile olan ilişkileri ise bir binanın tuğlaları veya bir bedenin organları gibi yardım, iyilik, destek ve sevgi üzerine kurulu olmalıdır. Mehmet Akif’in; “Emri bil maruf imiş ihvan-i İslam’ın işi; Nehy edermiş, bir fenalık görse, kardeş kardeşi.” sözü, sevginin tecelli şeklini ne güzel ortaya koymaktadır. İnsan olması hesabıyla hata ve yanlış içine düşebilecek olan müslüman kardeşimize karşı görevimiz, onu eleştirmek ve yermek değil, kırmadan ve incitmeden onu düzeltmek ve daha güzel müslüman olmasına yardımcı olmaktır. Yüzüne karşı onur kırıcı ve rencide edici şekildeki uyarılar ne kadar yanlış ise, arkasından onu eleştirmek, hata ve kusurlarını başkalarına söylemek de o kadar yanlıştır. İslam dininde bu tür fiillere gıybet denilmektedir.
         Gıybet veya dedikodu, bir kimsenin bilgisi olmayacak şekilde onun hoşuna gitmeyecek söz, tavır, imada bulunmaktır. Kişinin bedeni, nesebi, ahlâkı, işi, dini, dünyası, elbisesi, evi, bineği… dedikodu konusu olabilir. Gözün şaşılığı, saçların döküklüğü, uzun veya kısa boyluluk, siyah veya sarı renkte olmak, günahkar olmak, pis olmak, cimri olmak, korkak olmak… Bunlardan alaylı bir şekilde bahsedilmesi sözkonusu kişinin kalbini kırar.

Kur’an ve Sünnet, gıybeti yasaklamıştır: “Bir kısmınız diğerlerinizin gıybetini yapmasın. Sizden biriniz ölmüş kardeşinin etini yemek ister mi? Bundan tiksindiniz değil mi?” (el-Hucurat, 49/12); “Gıybet, kardeşini hoşuna gitmeyecek şekilde anmandır” (Tirmizî, Birr, 23; Dârimî, Rikat, 6; Mâlik, Muvatta, Kelâm,10; Ahmed b. Hanbel, II, 384, 386).

Gıybeti tasdik etmek de gıybettir. Gıybet yapılan yerde susan kişi gıybete ortak olmuş olur. Diliyle gıybetçiye karşı duramayanın kalbiyle inkâr etmesi gerekir. (İmam Gazzâli, Zübdetü’l-İhya, Trc: Ali Özek, İstanbul 1969, 362, 363).

Allah Resulu şöyle buyurur:

“Bir kimse yanında hakarete maruz kalan bir mümine gücü yettiği halde yardım etmezse, Allah o kimseyi kıyâmet gününde insanların önünde rezil eder” (Tebarâni).

– “Her kim gıyabında kardeşinin kusurlarını söyletmezse, kıyâmet gününde Allah da onun kusurlarını örtmeyi tekeffül eder” (İbn Ebi’d-Dünya).

– “Ey kalbiyle değil, sadece diliyle iman edenler topluluğu! Müslümanların gıybetini yapmayınız, ayıplarını araştırmayınız. Zira kim kardeşinin ayıp ve kusurlarını araştırırsa Allah do onun kusurlarını araştırır. Allah, kimin kusurunu araştırırsa onu evinin içinde bile olsa rezil ve rüsva eder.” (Ebû Dâvud, İbn Ebî Dünya).

İslam dininde kardeşlik olgusunun, “Müminler ancak kardeştir. İhtilaf ettikleri zaman, iki kardeşinizin arasını düzeltin; ve sakının ki, merhamet olunasınız” (el-Hucurat, 49/10) ilâhi buyruğu ile kurulmuş olması, İslâm toplumunu bu iman kardeşliği üzerinde yükselen güçlü bir toplum yapmaktadır. Böyle bir toplumda gıybet yoktur.

Çünkü, Hz. Peygamber (s.a.s)’in buyurduğu gibi, “Mümin müminin aynasıdır. Mümin iki el gibidir, birisi diğerini temizler.” Bu ölçüler, toplumu fitne ve bozgunculuktan uzak tutar.

GIYBETİN SEBEPLERİ:

1. İntikam duygusunu tatmin,
2. Arkadaşlara muvafakat,
3. Gösteriş ve büyüklük; başkalarını küçültme, kendini büyütme,
4. Kıskançlık,
5. Hoşça vakit geçirmek, güldürmek için başkalarının ayıp ve kusurlarının ortaya serilmesi,
6. Küçük düşürmek için alay (Gazzâlî, İhyâu Ulûmiddin, Trc: Ali Arslan, İstanbul 19’72; VI, 522 vd).

Gıybetten kaçınmanın en güzel yolu, kişinin kendi kusur, hata ve günahlarını düşünmesidir. 

GIYBETİN CAİZ OLDUĞU DURUMLAR
  
1. Haksızlığa uğrayan bir kimse, hakkını alabileceğini, zulmü engelleyebileceğini umduğu şahıslara durumu anlatabilir.
2. Dine ve ahlaka aykırı bir davranışını gördüğü kimsenin bu durumunu gören ve bilenler, düzeltmesi muhtemel olan kimselere aktarabilirler.
3. Dince yanlış davrandığına inandığı bir kimsenin davranışını, dini bilen bir kimseye (mesela müftüye) anlatarak doğru bilgi (fetva) alma teşebbüsünde bulunabilir.
4. Halkı korumak, onlar için hayırlı olacağı kanaatiyle ilgililere bildirmek için ayıplar ve günahlar açıklanabilir; bazı durumlarda bu sadece caiz değil, gerekli (farz) olur. Mesela hadis rivayet edenler içinde yalancılığı, ahlak ve dindarlık bakımından gevşekliği bilinen kimselerin, dini bozmaya çalışan ve müslümanları hak dinden saptıran kişi ve toplulukların, keza yalancı şahitlik edecek şahısların kötü halleri ve durumlarının başkalarına anlatılması caiz, hatta bazen gereklidir.
5. Evlenmek, ortak veya komşu olmak, bir şeyi emanet etmek, Bir iş yapmak, din ilmi öğrenmek istenen kişi hakkında sorulan soru gereği, o kişinin kusur ve yanlışlarını açıklamak caiz hatta bazen vaciptir.
6. Kamu görevinde istihdam edilecek kişinin ehil olmaması veya  görevini kötüye kullanacak kişi ise o kişi hakkında konuşmak  caiz hatta zorunludur.
7. Günahını ve kusurunu gizlemeyen, açıkça yapan ve gösteren kimsenin bu davranışlarını konuşmak, haram değildir.
8. Bir kimsenin “topal, kel, kör, köse” gibi bir lakabı varsa ve o kimseyi anlatmak (tarif etmek, tanıtmak) için bunları zikretmek gerekiyorsa, bu haram olan gıybete girmez.
Bu istisnaların ayet ve hadislerden dayanakları vardır.
Bu Paylaşımı Beğen
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın