Maruf

Kalp Medeniyeti

Kalp Medeniyeti

Kalp Medeniyeti
Rabbim, Âdemoğluna yumuşak ve merhametli bir kalp nasip eyle!.
Kalbin dünyası imâr edilmeden yaşadığımız dünya imâr edilemez… Demişlerdir ki: “Padişah girmez saraya, hâne mâmûr olmadan…” Önce kalpler mâmur olacak sonra kalıplar..
Kalp yolculuğu insanın kemâle yolculuğudur. Ölü bir kalple kemâle erilemez. Kalp “iyi” olmadan kalıplar “iyi” olamaz. Tüm bu hakikatlerden dolayı işin erbabı “kalb”i eğitmeye çalışmışlardır. Zira ancak kalbin iyileşmesi ile iyi insan olunabilir. Hadis-i şerifte tam bu noktaya işaret buyrulur: “Dikkat edin! Vücutta öyle bir et parçası vardır ki, o iyi/doğru/düzgün olursa bütün vücut iyi/doğru/düzgün olur; o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir.” (Buhari, Iman 39, Müslim, Müsakat, 107, 108)
Kalp, imanın menbâıdır. Yani tüm güzellikler önce kalbe dokunur, ardından vücutta vücut bulur. Dolayısıyla hakikati önce kalbe dinletmek, öğretmek ve belletmek gerek. Kalbin yumuşama safahatı da bu evrede gerçekleşir. İman kalbe nüfuz edince nahiflik başlar. İncelik ve rikkat artar.
Niyetin oluştuğu yerdir kalp. Kalbin “iyi” olması, niyeti şekillendirir. Halis bir niyet, kötü ve katı bir kalpten zuhur etmez. Hatta “amellerin niyetlere göre oluşu” hakikati, amel güzel görünse bile niyet kötüyse, o yapılan amelin hiçbir değerinin olmadığı gibi acı bir gerçeği sunar bize. Dolayısıyla amelin “Salih” olabilmesi için “Salih” bir niyet, niyetin iyi olabilmesi için de iyi bir kalbe ihtiyaç vardır.
Kalıplarda amel gözükebilir. Ancak takva görünmeyen bir şeydir. Zira Fahr-i Kâinât Efendimiz mübarek elini kendi göğsüne koyarak: “Takva işte şuradadır.” buyurur. (Müslim, Birr, 32) Yani kişi istediği kadar kâl edebiyatı yapsın, “hâl”de sıkıntı varsa durup bir düşünmek gereklidir. Tefekkür etmek ve kalbin tercümanı olması beklenen dilin, neyin tercümanı olduğu sorgulanmalıdır. Günümüzde bu kadar anlatım, vaaz, nasihat, sohbet yapılıyorken ve nasihat içerikli nice yazılar, makaleler, kitaplar kaleme alınıyorken istenilen düzeyde te’sir meydana gelmemesinin sebebi nedir acaba?.
Hikmet ve hakikat ancak kalpte anlam bulur. Mânâ, kalbin idrak edeceği bir düzeydedir. Hakikat kalbe sirayet ederse beden onu takip eder. Kalp hikmete ererse, vücut da müstakim üzere olur.
Yumuşak kalpli olmak bir erdemdir. Herkese nasip olmaz. Kime “iyi” bir kalp nasip olmuşsa etrafında “iyi”ler olur. Tıpkı bir miknatıs gibi kendinden olanları manevî bir neşve ile yanına çeker. Peygamberler ve onların kutlu izinden giden selef-i salihînin efendilerimiz gibi. Katı kalpli olanların ise yanında olanları bile kaybettikleri acı bir gerçektir. Peygamber Efendimizin merhametli, affedici ve kucaklayıcı tavrını sunan bir ayet-i kerîme şöyledir: “Şayet sen kaba, katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz, etrafından dağılıp giderlerdi. Şu halde onları affet, bağışlanmaları için dua et, iş hakkında onlara danış. Kararını verdiğin zaman da artık Allah’a dayanıp güven. Çünkü Allah, kendisine dayanıp güvenenleri sever.” (Âl-i İmran Sûresi, 159.)
Allahın Rasûlü şöyle buyurur: “Kalbe kalp denilmesinin sebebi çok değişken olduğundandır. Kalbin misali çöldeki bir ağacın üzerinde asılı kalan kuş tüyünün misali gibidir. Rüzgâr onu bir oraya bir buraya savurur.” (Ahmet b. Hanbel, Müsned IV. 409.)
O halde bir uzun yolda olduğumuzu unutmamak gerekir. “Dış”a açılmadan önce “iç”e açılmak lazım gelir. “İç” âlemimizi iyi kılıp, dış alemde “iyi” yaşamak en doğrusu. Çünkü “son”a vardığımızda selim bir kalbe çok ihtiyacımız olacak. “Ancak Allah’a kalb-i selîm (temiz bir kalp) ile gelenler (o günde fayda bulur).” (Şuarâ Sûresi, 89.)
Sözüme Efendimizin çokça yaptığı bir duâ ile son vereyim. Şehr b. Havşeb der ki, bir heyet olarak Ümmü Seleme validemize giderek dedik ki: “Ey Mü’minlerin annesi, Allah Resulü senin yanında iken en çok yaptığı dua ne idi?” Onun en çok yaptığı duanın şöyle bir dua olduğunu söyledi:
« يَا مُقَلِّبَ الْقُلُوبِ ثَبِّتْ قَلْبِى عَلَى دِينِكَ »
“Ey Kalpleri bir halden diğer bir hâle çeviren Rabbim, benim kalbimi senin dinin üzere sabit kıl.” (Tirmizi, Daavât, 89.)

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın