Maruf

İktisad Akademisi

İSLAM İKTİSAD AKADEMİSİ

İslam, maddi refahın adil bir şekilde dağıtılarak yaşanabilir bir toplum düzeninin oluşmasını temel hedeflerinden biri olarak görmektedir. Bu hedefin gerçekleşebilmesi için İslam dini, çok sayıda dinî, ahlakî ve hukukî kural koymaktadır. Hatta İslam’ın ekonomi anlayışının homo-İslamicus veya homo-ethicus kavramlarına dayandırılması bile mümkündür. Bundan dolayı, insanı homo-economicus olarak tanımlayan Batı’nın, ahlak tanımayan, menfaat odaklı, makyavelist-pragmatist ekonomik anlayışının, İslam tarafından asla kabul edilmeyeceği açıktır. Kurallarını çoğunlukla kapitalizmin belirlediği günümüz ekonomik sistemlerinin dünyayı giderek yaşanamaz hale getirdiği de açıktır. Sermayenin/kapitalin emeğe hükmettiği, riskin adaletli paylaşılmadığı, emeğin hakkının verilmediği ve sonuç olarak dünyanın kalın çizgilerle kuzey/güney şeklinde ikiye ayrıldığı adaletsiz bir ekonomik anlayışa karşı, kendini evrensel ve genel geçer olarak takdim eden İslam’ın söyleyecek bir şeylerinin olması gerekmektedir. Özellikle 2008 küresel krizinden sonra, yoğunlaşan yeni ekonomik düşünce arayışları, gözlerin İslam İktisadı’na ve özellikle de İslamî finans yöntemlerine çevrilmesine vesile olmuştur. İslam İktisadı’nın tüm dünyada artan popülaritesine uygun olarak Türkiye’de de bu yönde çalışmalar yoğunlaşmıştır.

İslam’ın öngördüğü ekonomik sistemin tam ve doğru olarak anlaşılabilmesi için İslam’ın külli bakış açısının tam olarak resmedilmesi gerekmektedir. Zira İslam, bir paradigma ve oluşturduğu on dört asırlık büyük bir medeniyet olarak bir çok alt sistemden oluşmakta ve her biri diğerlerini tamamlayan organik bir yapı arz etmektedir. Bu alt sistemlerden birinin zayıflaması veya işlemez hale gelmesi diğer birimlerin de varlığını doğrudan tehdit etmektedir.
İslam dini, tüm insanların hem dünya hem de ahret hayatında mutlu olmasını amaçlamış ve bu amacı da FELÂH kavramı ile ifade etmektedir. Her gün on defa minarelerden tüm Müslümanlara yapılan bu çağrı, sadece namaz ile ilgili bir çağrı değildir. FELÂH öncelikle namazla ete kemiğe bürünen külli bir kulluk bilincine karşılık gelse de, nihai olarak hem dünya hem de ahiret saadeti için yapılan bir çağrıdır. Kur’an’da kırk kez tekrarlanan FELÂH’ın temini için de tüm Müslümanlar göreve çağrılmış, tüm inananlara mârufu (iyiliği) emretme, münkerden (kötülükten) sakındırma sorumluluğu yüklenmiştir. İnançtan ahlaka, siyasetten hukuka, eğitimden ekonomiye kadar tüm alanlarda yürütülecek bu sorumluluk hareketinin sonunda sadece ahiret mutluluğunu değil, dünya mutluluğunu da hedeflemektedir.
İslam’ın öngördüğü İKTİSAD anlayışının tam olarak anlaşılabilmesi için İslam’ın külli bir nazarla incelenmesi gerekmektedir. Mâruf İlim İrfan Merkezi (MİİM) bünyesinde çalışmalar yürütecek olan İKTİSAD AKADEMİSİ, işte bu külli bakış açısının bir gereği olarak İslam’ın bir bütün olarak anlaşılmasına, ilmî usûl ve yöntemlerle yeniden yorumlanarak modern hayatın sorunlarına İslami çözümler üretilebilmesine katkı sunmayı amaçlamaktadır. MİİM bünyesindeki diğer akademik birimlerle eş güdümlü olarak FELAH’ın şartlarını araştırmak ve elde edilen sonuçların bilim dünyası ve toplumla paylaşılmasını sağlamak hedeflenmektedir.
Bu bağlamda FELAH’ın şartlarını kısaca belirtmekte fayda vardır. Zira bu şartların oluşmadığı bir ortamda Ekonomik şartların gerçekleşmesi mümkün olmayacak, olsa bile istenen sonuçları tam olarak vermeyecektir. İster işgücü olarak, isterse tüketici olarak değerlendirilsin insanın tüm yönleriyle kavranmaması halinde köklü, etkin, inandırıcı ve alternatif bir İslami ekonomik söylem üretmek mümkün olmayacaktır. Zira Batılı ekonomi bilimi bile, öngördüğü ekonomik yapının oluşması için, bireyin inancını, kültürünü, ahlak anlayışını, içinde bulunduğu siyasi yapıyı, hasılı tüm boyutlarıyla ferdi ve yaşadığı toplumu hatta mevcut siyasal yapıları ekonominin çalışma alanı içinde değerlendirmektedir. İşte bu çok boyutlu çalışmanın bir gereği olarak, İslami bir iktisad arayışının bireyden başlayıp topluma, oradan devlete oradan da uluslararası düzene kadar sürdürülmesi gerekir. Buna göre mikro planda bireysel şartların gerçekleşmesi ile başlayıp, makro planda İslam’a uygun uluslararası bir düzenin oluşması için çalışmalar yürütmek gerekmektedir.

Ekonominin de bir unsurunu teşkil ettiği İslam’ın FELAH hedefinin gerçekleşmesi için gerekli şartları kısaca şöyle ifade etmek mümkündür:

FELAHIN ŞARTLARI

1-Bireysel (Ruhî) Şartlar
a- Takva (Allah’ın sınırlarını gözetmede hassasiyet)
b- Huşu (İbadetlerde Bilinç)
c- Sabır-Şükür
d- Zikir (Allah’ı anma)
e- Tevbe
f- Kanaat (Tok Gözlülük)
g- Tezkiye (Nefsi Kötülüklerden Arındırma)
2- Kültürel Şartlar
a- Hayatı ibadetlere göre şekillendirmek
b- İlmi düzeyi yüksek bir toplum oluşturmak
c- Ahlaklı/Erdemli bir toplum oluşturmak
d- İçki ve Kumar ve kötü alışkanlıklarla mücadele etmek
e- İyiliği emretmek ve kötülükten uzak durmak
f- Faydasız şeylerden uzak duran ve boş zamanlarını değerlendiren bir toplum oluşturmak
g- Batılı seküler anlayışlardan uzak bir toplum oluşturmak
3- Siyasî Şartlar
a- Devlet idaresinde liyakat ve ehliyetin esas olması
b- İslami değerlere saygılı bir siyasal yapı oluşturmak
c- Müslümanların birliğini ve dayanışmasını hedefleyen bir siyaset anlayışının oluşması
d- Her türlü haksızlık ve zulme karşı duran bir siyasal anlayışın hakim olması
e- İslam kültür ve medeniyetinin gelecek nesillere aktarılmasını sağlayacak bir siyasi iradenin oluşturulması
f- Sosyal adaleti sağlayacak bir siyasi telakkinin oluşması
g- Dünya barışına hizmet edecek bir siyasal anlayışın hakim olması
4- Ekonomik Şartlar
a- İslami kurallara göre rızık temin etmek
b- Çok çalışmak (Allah’ın nimetlerini aramak/üretmek)
c- Ölçülü tüketmek (iktisad)
d- Cimrilikten kaçınıp infak etmek (zekat, sadaka vb. infaklar)
e- Sermayeyi üretime aktarmak
f- Faizden uzak durmak
g- Akit ve ahidlerini yerine getirmek
h- Kul ve toplum hakkına riayet etmek