Hoş Geldin
Maruf

Gönül dersinden galiba sınıfta kaldık…

         Dünyanın dört bir yanından ülkemize gelen binlerce öğrencinin sadece karnını doyurmak olmamalı bu necip milletin sorumluluğu. Zira bu toprakların asıl zenginliği tevarüs ettiği ilim-irfan birikiminde saklı. Ancak bugün akredite olmuş derslerimizde veremiyoruz asıl vermemiz gerekenleri. Abûs suratlı sınıflarda talebeyle aramıza sıralarımız-kürsülerimiz giriyor hep; gönül frekansımızı bozan kaldı-geçti derdimiz oluyor. Akademik kaygılarımız perde oluyor bazen gözümüze… Göremez oluyoruz öğrencimizin çektiği acıyı, yokluğu, aşkı, bunalımı, usanmışlığını… Unuttuk bu gençlerin öğrettiğimiz malûmattan daha fazlasına muhtaç olduğunu. Üzerinde fazla düşünemedik Rabbiyle kendiyle barışık olmayan din adamının insanlığa fazla bir şey veremeyeceğini. Bizlere beş yıl emanet edilen bu tertemiz dimağlara maalesef öğretemedik sevmeyi, affetmeyi, vefâyı, hayâyı, paylaşmayı ve başkaları için ağlamayı. Bu çirkef dünyayla yüzleşecek bu temiz yüreklere gösteremedik menfaatsiz bir dünyanın da olabileceğini.   
      Mesela okumanın bir ibadet olduğuna ikna edemedik öğrencilerimizi. Ağır kitaplar okuttuk ama ağır olmayı öğretemedik. Hz. Peygamber’i veya sahabeyi ders zincirlerinden kurtaramadık örneğin. Kur’an okumayı tecvit-makam takıntısından kurtarıp Rabble dertleşmenin bir yolu kılamadık. Ebu Hanife’yi cömertliğiyle, İmam Malik’i tevazuuyla, İmam Şafiî’yi takvasıyla tanıtamadık. Ebüssuûd Efendi’nin, Ahmet Cevdet Paşa’nın omuzlarında taşıdıkları ümmet yükünü bir nebze muhataplarımıza hissettiremedik. Belki de hissedemedik…
     
         İlmi dimağlara mahkum ettik. Onu takvanın, vahdet ve kuvvetin vasıtası kılmak yerine, gaflet ve rehavetin sebebi, kamplaşmanın aracı kıldık. İlim yolunda nice bilim adamına hayran kaldık ama Allah’a karşı duygularımızda hep aynı yerde kaldık. Hülasa, gönül dersinden galiba sınıfta kaldık...
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın