Maruf

GiZLi DÜNYA HARiTASI

Adem Polat

Adem Polat

GiZLi DÜNYA HARiTASI
Irak işgalinden bir yıl sonra, yani 2004 yılıydı. ‘Pentagon’un gizli dünya haritası: Nerelerde etnik çatışma çıkacak’ başlığı altında Nijerya ve Nijer Deltası’nın gelecekte nasıl bir kriz alanı olacağına dair planlardan söz etmiştim. Bazen, bazı bilgiler çok hayali gelir insana. Ama planlardan, hazırlıklardan haberdar olursanız, krizlerin bir gün mutlaka patlayacağını kestirebilirsiniz. Nijerya’daki kriz aslında uzun yıllardır devam ediyor. Devam edecek ve belki de ülkeyi parçalanmaya kadar sürükleyecek.
Dr. Thomas Barnett, ‘The Pentagon’s New Map: War and Peace in the Twenty-First Century’ (Pentagon’un Yeni Dünya Haritası: 21. Yüzyılda Savaş ve Barış) adıyla, Pentagon’un yeni dünya haritasını içeren bir kitap yayınlamıştı.
‘Yeni harita’da dünya Core, Gap ve Seam adıyla üç bölüme ayrılıyor. Çekirdek ülkeler, kontrol dışı, boşlukta kalan ülkeler ve bu iki çevrenin birbiriyle ilişkisini belirleyen, bir anlamda eklem görevi gören ülkeler. Core (çekirdek), Kuzey Amerika, Avrupa, Asya ve Afrika’daki endüstrileşmiş ülkeleri içeriyor. Gap bölgesi ise Karayipler’den Afrika, Ortadoğu ve Orta Asya’ya uzanan hattı oluşturuyor. Bu bölge, ekonomik, siyasi ve kültürel olarak çekirdek bölgeden çok farklı. Seam bölgesi ise, çekirdek ile hedef bölge arasında kalan çizgiyi oluşturuyor. Gap olarak nitelenen ve ABD’nin şu anki hedef listesini oluşturan bölge, terörist yetiştiriyor, ABD karşıtı ideolojileri besliyor, Batı’nın kültürel değerlerine karşı cihat yürütüyor. Batı’nın hayat tarzını sürdürebilmesi için bu bölgenin kesinlikle denetim altına alınması gerekiyor. Dünyanın yedinci büyük petrol üreticisi olan Nijerya’nın yeni kriz alanı olarak ortaya çıkmasının sebebi bu haritadır.
11 Eylül’den hemen sonraya 26 Ocak 2002 tarihinde ‘Bush-Cheney oligarşisi ve yeni dünya haritası’ başlığı ile Yeni Şafak’ta yayınlanan yazıya dönelim:
‘George Bush, Dick Cheney ve dünya enerji devi şirketler yeni bir dünya haritası çizdiler. Latin Amerika’dan Afrika’ya, Ortadoğu’dan Orta Asya’ya, Sibirya’dan Güneydoğu Asya’ya kadar dünyanın bir çok bölgesinde taşlar yerinden oynayacak. Bush ailesi ve Cheney’in kontrolündeki enerji lobisi 11 Temmuz 2001’den Ağustos sonuna kadar ABD’nin yeni enerji politikasını belirlemek için çalıştılar.
Toplantılar devam ederken petrol şirketleri, Bush ve Cheney Beyaz Saray’da olayın ticari boyutlarını ele alan gizli toplantılar yapıyorlardı. Ağustos ayında yeni politika netleşti ve hazırlanan proje bizzat Cheney’nin başında bulunduğu ekip tarafından kaleme alındı. İlginçtir, bir ay sonra, 11 Eylül saldırıları oldu. Yeni projeyle küresel enerji kaynakları, bunları pazarlara taşıyacak boru hatları, petrol ve doğal gaz kaynaklarının paylaşılması ve enerji kaynaklarının ABD şirketlerinin yatırımına açılması açısından dünya altı bölgeye ayrıldı.
1- Cezayir, Birleşik Arap Emirlikleri, S. Arabistan, Katar ve genel olarak Ortadoğu. 2- Hazar bölgesi, Hindistan ve Güney Asya. 3- Nijerya, Nijerya bağlantılı Nijer Deltası, Batı Afrika Boru hattı. 4- Açe. Borneo adası ve Burma. 5- Çad-Kamerun boru hattı ve Sudan. (Darfur krizi!) 6- Venezuella-Kolombiya.’
Buralarda ABD petrol devlerinden hangisinin ne kadar pay alacağı bile belirlendi. Yeni stratejinin uygulanması dünyanın bir çok bölgesinde etnik ve dini çatışmalara neden olacak. Bazı bölgelerde yerel bağımsızlık güçleri, bazı bölgelerde statüko desteklenecek ve karşıtları tasfiye edilecek.
Nijerya, Somali, Çad, Kamerun, Sudan, Endonezya (özellikle Açe), Borneo ve Sulavasi adaları, Burma, Ortadoğu ve Güney Asya’da çok ciddi Nijer Deltası, Afrika’nın Basra Körfezi olma yolunda kriz bölgeleri ortaya çıkacak.’ Sudan petrolleri, Çad-Kamerun boru hattı, Darfur krizi ve Nijer Deltası’ndaki kriz arasında ne tür bağlantı bulunduğunu anlamak isteyenler haritaya baksın yeter…
12 yıl önceki notlar bunlar..
Tam da böyle oluyor. O bölgelerde yerel örgütler kuruluyor, besleniyor, organize ediliyor. Bunların çoğu Müslümanlara ait örgütler. Ama aslında istihbarat örgütlerine taşeronluk yapıyorlar. Kaynak savaşları üzerinden Müslümanları da, coğrafyayı da tarihi de kirletiyorlar.
Ne zaman gelecek hayallerimizi bu tür örgütlerden kurtarırsak o zaman doğru adımları atmış olacağız. Yoksa Boko Haram gibi örgütler Müslüman dünyanın haklı mücadelesini, özgürlük hayallerini, gelecek heveslerini kirletmeye devam edecek.
Tahmin ettiğimiz gibi; kaçırılan kız öğrenciler üzerinden bölgeye müdahale hazırlığı yapılıyor. Dikkat edin, bu merhamet operasyonu kızlar için değil, petrol için!

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
Mescid-i Aksa - 7 Ağustos 2017
Kurban’dan Notlar!.. - 7 Ağustos 2017
Kalp Medeniyeti - 12 Temmuz 2017
Kalbe Dokunmak - 17 Haziran 2017
Maruf mu, Münker mi? - 17 Haziran 2017
“maruf” ne demektir? - 13 Aralık 2016
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın