Maruf

ey ins

Serhat Dizen

Serhat Dizen

Bizler… Ahh bu bizler,  bizlerde ki “ben” ler , “ben”likler…

Oysa Allah var sadece… Ne ben varım, ne sen varsın. Yalnızca O (c.c.)

Acizliğimizi ne zaman hissetsek sığınağımız olur O yüceler yücesi. Açılır eller semaya, avuçlar susamıştır Rabbine de bilmeyiz biz.
Dil; dil yaratılış sebebine döner, “Allah”  der. O’ nun o güzel isimleriyle seslendirir nefesini..

Dudakların; dudakların beklide en mutlu anlarını yaşar yalvarışlarında. Her birleşmesinde Rabbiyle mühürler birbirini..
Kalp; kalp başka atar O’nu andığında dünyalık telaş için atmayı bırakır nihayet. Nihayet der kalp, şükreder de sen bilmezsin belki. Şükürler dolusu atar nabzın, kanın öyle ahenkli dolaşır damarlarında,  öyle yayılır zikrullah, O Alemlerin Rabbine sığınmalarında…

Bedenin, tenin, dokuların, hücrelerin… Ey en güzel biçimde yaratılmış olan; eşsiz, benzersiz yaratılmış olan ins…

Seni Rabbinden alıkoyan nedir?
Nedir..?
Nedir bu körlük, sağırlık ve dilsizlik… Nedir bu ölmeyecekmiş gibi çırpınmaların, her saniye ölüme yaklaştığın halde nedir bu sonsuz, doyumsuz isteklerin…
Alnını secdeye koyduğunda ki hissi;
hangi dünyalık, hangi ölümlü, hangi sonu olan veya hangi ulaşılmaz dediğin varlık sana taddırdı ki sen böyle zavallasın..

Cahilliğin yanından geçmezsin aklınca. Ama zavallının ta kendisisin.

Rabbim; sana yalvarabilmek şerefinden alıkoyma bizleri…

Sübhan’sın… Alemler yaratıldığı günden beri  sana secde ederken, biz bu aciz kullarını bağışla.

Tabiat yaratıldığı günden beri seni zikrederken; biz bu cahil kullarını bağışla…

Bizleri sensiz bırakma Rabbim.

 

Onaltıhaziranikibinondört

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın