Maruf

Çoban

Çoban

hz. Musa, dağda bir çobana uğradı. Çoban aklınca Allah ‘ı zikrediyordu. Şöyle diyordu: ‘Hey koca Tanrı!.. Gel bana sakalını tarayayım, gel bitini ayıklayayım, gel sana süt içireyim, gel de kulübemde dinlen ‘Musa hiddetlendi: ‘Behey sersem, Allah ‘la nasıl konuşursun? Dua ederken kâfir oldun gitti, behey akılsız ‘Çoban bir feryat etti ki, ağlayarak tası tarağı bıraktı çöllere düştü. Allah Musa ‘ya vahyetti; ‘Kulumla arama girmeye utanmaz mısın? O ne güzel beni kendi aklı ve gönlünce anardı. Ey Musa sen Allah ‘a yaklaştırmaya mı geldin uzaklaştırmaya mı? ‘Musa hatasını anladı ve üzüldü de çobanın ardına düştü. Çoban çöllerde idi artık. Musa ‘Hakkını helal et, sürünün başına dön ‘dedi. Çoban ‘Sen beni azarlayana dek ben dünyada idim. Şimdi Rabbim beni öyle bir nurla ateşledi ki durmam artık, perde açıldı ey Musa! ‘dedi ve gözden kayboldu. Can, sevgiden nurdur. Allah can ehlinin diline bakmaz kalbine bakar. Kâbe ‘nin içine girene ‘Kıbleye dön ‘demek ne kadar abestir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın