Maruf

Camiden çıkmak veya konuşmak îtikafı bozar mı? Kadınlar nasıl îtikaf yaparlar?

Mehmet Salih Kumaş

Mehmet Salih Kumaş

Îtikâf, akıllı ve ergenlik çağına gelmiş bir Müslümanın beş vakit namaz kılınan bir mescitte ibadet/Allah’a yakınlık elde etme niyetiyle bir süre durması demektir. İtikâfta bulunan kimse zaruri ihtiyaçlarından başka bir sebeple bulunduğu camiden çıkmaz. Yeme, içime ve uyuması camide olur. İtikâf sırasında cinsel ilişkide bulunulmaz. Kur’an’da “Siz mescitlerde itikâfta iken kadınlara yaklaşmayın.” (Bakara, 2/187) buyrulmuştur. İtikâf sürecinin gündüzleri oruçlu geçirilir. Hz. Peygamber (s.a.s.)’in özellikle Ramazan içinde ve Ramazanın son on gününde itikâf yaptığını bildiren birçok hadis-i şerifler vardır (Buhârî, İ’tikâf, 1; Müslim, İ’tikâf, 1-5).

Kadınlar ise evlerinin namaz kılmak üzere belirledikleri bir yerinde itikâfta bulunabilirler. Şâfiî mezhebine göre ise, mescid dışında itikâf caiz değildir. Kadın kocasından izin alarak mescitte itikâf yapar. Şafii mezhebine göre itikâf sırasında oruçlu bulunmak şart değildir.

Îtikaf ibadeti Hz. Peygamber’in ve ashabının çok önemsediği bir sünnettir. Ancak nezir olarak adanmış ise îtikaf vâcibe dönüşür. Sünnet olan îtikaf, Ramazan’ın son 10 gününde yapılır. Günümüzde çok yaygın olarak yerine getirilen bir ibadet olmasa da itikaf, Resûlüllah Efendimizin devamlı yaptıkları bir ibâdet olduğu için, müekkede sünnettir. Aynı zamanda sünnet-i kifaye olup bir beldede bir kişi bile bu ibâdeti yerine getirmemesi halinde herkes bu müekked sünnet terkedilmiş olur.

Îtikâfı Bozup Bozmayan Şeyler Nelerdir?

1 – Îtikâfa giren bir kimse îtikâfa girdiği yerden dışarı çıkamaz. Çıkarsa îtikâfı bozulur. Ancak şer’î veya tabiî veyahut zarurî bir özür ve ihtiyaçtan dolayı dışarı çıkılmasında bir mahzur yoktur.

Şer’î özür, mûtekifin Cumayı başka bir camide kılmak için dışarı çıkmasıdır. Tabiî özür, def’-i hâcet yapmak, abdest veya gusül almak için camiden çıkmaktır. Zarurî özür ise, mûtekifin bulunduğu mescidin yıkılması, yahut kendisine veya çoluk çocuğuna bir zarar gelmesi gibi hallerden dolayı çıkma mecburiyetinde kalmaktır. Şâfiîlere göre, Cuma namazı için başka bir camiye çıkmak, bir özür sayılmaz, îtikâfı bozar.

2 – Hasta ziyareti için, cenaze namazı için dışarı çıkılması da îtikâfa mânidir.

3 – Mûtekife, îtikâfı sırasında, birkaç günlük baygınlık veya delilik ârız olsa, îtikâfı yine bozulmuş olur.

4 – Mûtekif, yemesini içmesini, nefsi ve ailesi için mutlak zarurî olan bâzı âlışveriş muamelesini dışarı çıkmadan hep mescidde yerine getirir. Bu, îtikâfa mâni değildir. Ancak satın aldığı şeyleri camiye getirip yığamaz. Zarurî ihtiyaçları dışında ticarî muamelelerde bulunmak da mekruhtur.

Mescidden dışarı çıkma sûretiyle îtikâfın bozulması durumu, vâcib olan îtikâflara göredir. Nâfile olan îtikâflarda bir özre mebni olsun olmasın dışarı çıkmakla îtikâf bozulmuş olmaz. Sadece îtikâftan çıkılmış olur.

Vâcib olan bir îtikâf bozulunca kazâsı lâzım gelir. Başlandıktan sonra terkedilen nâfile bir îtikâfın ise kazâsı lâzım gelmez.

Îtikâfın Âdâbı Nelerdir?

1 – Îtikâf sırasında hayırdan başka söz söylenmemelidir. Günahı gerektirmeyen sözlerde gerçi bir beis yoktur, fakat mûtekif için boş konuşmayıp, hayırlı şeyler konuşmak âdâbdandır. İbâdet inancıyla tamamen susup, hiç konuşmamak ise, mekruhtur. Çünkü susmak bizim dînimizde ibâdet değildir. Ama dilini gıybet, boş söz gibi şeylerden korumak niyetiyle susmak ise, mekruh olmadığı gibi aynı zamanda makbûl bir ibâdet de sayılır.

2 – Îtikâf esnasında, Kur’ân-ı Kerîm ve hadîs-i şerîflerle meşgul olmak, Peygamberimizin ve diğer peygamberlerin hayatlarına ve kıssalarına dair kitablar okumak, kısacası dinî mes’elelerle gerek okumak, gerekse yazmak suretiyle iştigal etmek de âdâbdandır.

3 – Mûtekif, îtikâfa girerken, en temiz elbiselerini giymeli ve üzerine güzel kokular sürünmelidir.

4 – Îtikâfta bulunmaya nezreden kimse buna yalnız kalben niyet etmekle yetinmemeli, dili ile de söylemelidir

Ramazan ayının son on gününde, gece gündüz bir camide kapanıp ibadet etmeye, itikâf denir. Ramazan-ı şerifte itikâf, müekked sünnettir. Ancak itikâf, sünnet-i kifâye olduğu için bir mahallede birkaç kişi itikâfa girerse, diğerlerinin bu sünneti yapması gerekmez. İmkânı olanlar itikâfa girmeli. İtikâf eden, camide yiyip içer, yatar. Abdest için dışarı çıkabilir.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın