Maruf

Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) nedir? İslamî bankaların BES uygulamaları caiz midir?

Mehmet Salih Kumaş

Mehmet Salih Kumaş

Bireysel Emeklilik Sistemi düzenli gelire sahip olan insanların sağlıklarının ve gençliklerinin yerinde olduğu dönemlerde daha iyi gelir elde edebiliyor olmasına dayalı olarak, emeklilik yıllarında, emeklilik maaşında yaşanan kesintilere dayalı olarak hayat standardında bir değişiklik gündeme gelmeden emeklilik öncesindeki gelir ve yaşam standartını devam ettirebilmesine imkan tanımak adına oluşturulmuş, uzun vadeli yatırım imkanıdır.

Sistem özü itibariyle 10 yıl vadeye dayalı olup, müşteri (süre sonunda) dilerse emekli gibi düzenli maaş alabilir, dilerse tek seferde biriken parasını “varsa” kârıyla birlikte tahsil eder. Ortada sigortadan bahsedebileceğimiz herhangi bir şey söz konusu değildir, özü itibariyle uzun vadeli tasarruf ve yatırım amacı vardır. Ancak lehdarın vefat etmesi halinde, lehdar tarafından önceden belirlediği kişiye (yoksa varislerine) fonda biriken anaparası ve “varsa” kârının ödenmesi (zarar varsa anaparadan mahsup edilir) garanti edilmektedir.

“Burada fon yönetimi mevzu bahis olup, müşterinin aylık ödeyeceği tasarruflarla kurulmuş fonda eskiden hazine bonosu bulundurma zorunluluğu vardı. Yeni mevzuat bu zorunluluğu kaldırmış olup, fonun tamamı kıymetli maden ile (Katılım bankalarının altın hesabı gibi), İMKB’deki hisse senetleri ile (islami endekse uygun ürünlerle), Gelire Endeksli Senetlerle veya bu üç ürünün karmasından oluşabileceği gibi fonun % 10’unu geçmeyecek şekilde katılım havuzlarında değerlendirilmesine de imkan tanımaktadır. Kısaca hazine bonusu ve repo zorunluluğu ortadan kalktığı için İslamî (Katılım) Bankalarının bu ürünü faizsiz bankacılık ilkeleri dahilinde sunması halinde dini bir sakınca arzetmez.

Bu üründen yararlanacak kişilere anapara ve getiri garantisi verilmemekte olup, yukarıdaki ürünlerden gelire endeksli senetler hariç tamamı risk içerebiliğinden zarar da sözkonusu olabilir. İslamî Bankaların hizmet alacağı yatırım firması da yukarıda ifade ettiğimiz ürünlere yatırım yaparak fonun varlığını devam ettirecektir. Bunun karşılığında fonun kârı ve zararı fon içindeki müşterilere ait olup, gerek bankamız gerekse yatırım firması fon yönetimi, takibi, raporlanması ve diğer oprasyonel işlemler ve giderleri karşılamak için müşteriden hizmet ücreti alacaktır.”

Yukarıda verilen bilgiye göre faizden uzak kalarak yatırım yapmak veya ileride emekli maaşı gibi meşru bir aylık gelire kavuşmak isteyenler, katılım bankalarında başlatılan bu “helal kazanç fonlarına” yatırım yapabilirler. Süre sonunda elde edilecek kâr ve ana para yatırımcıya aylık olarak da ödenebileceği için bu yatırım “meşru bir bireysel emeklilik” işini görmektedir.

Katılım bankalarının bu işteki rolü ve kazancı iki şekilde olabilir:

  1. Yukarıda söylendiği gibi hizmet ücreti alabilirler.

  2. Fona yatırım yapmak isteyen müşterilerle mudarebe şirketi ilişkisi kurarlar, işi yürütürler ve kârdan pay alırlar. Helal olmayan gelirlerin bu fonlara aktarılması söz konusu olmamalıdır.

İslami bankaların yaptığı muamelelerin İslami usûllere göre yapılması noktasında fetvalarına başvurdukları İslam alimleri vardır. Herhangi bir konuda İslami kurallara aykırı bir durum varsa vebal bu heyete aittir. Helal-haram noktasında hassas olan müslümanlara düşen; bu heyetteki kişilerin kimler olduğunu araştırmak ve içlerine sinen isimlerin bulunduğu bankalarla çalışmak olmalıdır.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın