Maruf

Allah’ın uzattığı rahmet elini tutabilmektir, Kadir…

Ramazanın son günlerini yaşıyoruz. Gönlümüzün bir tarafında, yaklaşan bayram sevinci, bir tarafında bu güzel mevsimin bitişinin burukluğu var.  İbadet, îsar ve yakarışla bezenmiş tam üç aylık bir mevsim… Recep ve Şaban ile başlayan ve Hz. Peygamber’in (s.a.v.) dilinden dökülen, “Allah’ım Recep ve Şaban’ı bizler için mübarek kıl ve bizi Ramazan’a ulaştır” duasıyla Ramazan’ın yüceliğini anladık ve her namaz sonrası bu  nebevi duayı yaparak ruhumuza/nefislerimize bu sırrı kabul ettirmeye çalıştık.

Yine o güzel Nebî-yi Muhterem’in (s.a.v.) sözleriyle “Başı rahmet, ortası mağfiret ve sonu cehennemden kurtuluş olduğunu” öğrendiğimiz Ramazan’ı da üçe ayırdık. Asıl amaç cennet ve cemal ise, 90 günün son 10 günü kaçırılmaz bir zaman dilimidir, dedik kendi kendimize… Ama ömrü boşa geçmiş, Receb’i, Şaban’ı hatta Ramazan’ın 20 gününü dahi değerlendirememiş biri nasıl olacak da, ne yapacak da cennet ve cemale layik olacak? Bu çok zor bir şey, diye fısıldadı nefislerimiz! Ancak bu ümitsizlik bulutlarını cennet ve cemalin sahibi, Kur’an’da müşahhas bir sure ile dağıtmaktadır adeta; boşa geçmiş bir ömre bedel, bir gece var: LEYLE-İ KADİR!. Tam 1000 ay, yani 83 yıllık bir ömre bedel, kısacık bir zaman dilimi. Tam da Ramazanın son on gününde. Böyle bir müjde vardı karşısında Müslümanın ve  nasıl vurdum duymaz olabilirdi ki bu muazzam fırsata? Öyleyse cenneti, cemali arzu eden herkes samimiyetle sormalı değil miydi, bu gece, kaçıncı gece?

Ashap: -“Ey Allah’ın Rasulü Kadir gecesini ne zaman arayalım?”

Hz. Peygamber Efendimiz şöyle buyurdular: -“Ramazanın son on gününde ve özellikle tek gecelerinde!” 21, 23, 25, 27 ve 29. günlerinden birinde yani. Böylece 90 gün 30 güne, 30 gün 10 güne, 10 gün ise artık beş güne düşmüştü. Belki bir ömür elde edilemeyecek lütuf, beş günün içindeki bir gecede saklı idi. Zira bu gece asırlar sonra Allah’ın insanlığa doğrudan seslendiği bir geceydi. Kur’an’ın insanlığın gönül dünyasına inzal edilmeye başladığı olağanüstü bir zamandı. Tabiri caiz ise, Allah’ın insan oğlunu muhatap alıp ona rahmet elini uzattığı muazzam bir gece… Uzanan bu rahmet elini havada bırakmamak lazım gelmez miydi? O ele gönül ellerini olanca samimiyetiyle uzatmak ve sımsıkı tutmak gerekmez miydi? وَاعْتَصِمُواْ بِحَبْلِ اللّهِ جَمِيعًا “Allah’ın ipine hep birlikte sarılın” (Âl-i İmran 103),  فَقَدِ اسْتَمْسَكَ بِالْعُرْوَةِ الْوُثْقَىَ “Sapasağlam bir kulpa tutunanlardan olun” (Bakara, 256) ilahî hitapları bunu açıkça söylemiyor muydu?

Bu geceye ulaşmak mümkündü ama nasıl değerlendireceğiz Ey Allah’ın Rasûlü? diye soruyordu Ashabın gözdesi Hz. Aişe validemiz. Bu suale cevap söyle geliyordu?

“Allahümme inneke afuvvün kerîmun tuhibbul afve fa'fu annî.” Hz. Aişe, Kadir Gecesi'ne ermenin şükrünü ve şevkini idrak etmek için Rasûlullah'a yönelip şöyle bir soru soruyor: Ya Rasûllallah, Kadir Gecesi'ne erme şerefine nail olursam nasıl dua...

Allah’ım şüphesiz Sen affedicisin, ikram edicisin , affetmeyi seversin. Beni de affet.

Yani ibadetin zirvesini tevbe olarak özetliyordu Hz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.). Yani Allah’ın rahmetiyle/hitabıyla aramızdaki günah perdelerini kaldırıp gönülden Rabbimize yönelmekti asıl mesele…

Bilerek veya bilmeyerek, şimdiye kadar işlediğimiz sayısız günahlara tevbe ederek yönelmek…

Rabbimizden gafilane geçirdiğimiz bir ömre yanarak yönelmek…

Hatta yapmış olduğumuz ibadetlere güvenimize utanarak Allah’a yönelmek…

Seni senden istiyorum, hiç bir şeye dayanmadan, sadece Sana güvenerek, cömertliğine inanarak, kullarına duyduğun şefkatine inanarak, affetmeni istiyorum. Bana rağmen, ucuzluğuma rağmen, zayıflığıma rağmen beni affetmeni istiyorum diyerek yönelmek…

Belki de bu geceyi idrak etmenin asıl yolu; ruhumuzu, bedenlerimizle yaptığımız ibadetlerin ötesine taşıyıp, Allah’la dost ve barışık bir ömür yaşamaya ahdedip yeniden hayata besmele çekerek, Allah’ın muhatabı olma şerefine erme gayretinde saklı…

Kadir Gecemiz Mübarek Olsun (23 Ramazan 1438)

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın