Maruf

Efendimiz (s.a.v.)’e Dair…

Adem Polat

Adem Polat

Efendimiz (s.a.v.)’in Faziletine Dair Ayet-i Kerîmeler
وَمَا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا كَافَّةً لِلنَّاسِ بَشيرًا وَنَذيرًا وَلٰكِنَّ اَكْثَرَ النَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ
“Biz seni bütün insanlara ancak müjdeci ve uyarıcı olarak gönderdik” (es-Sebe, 28)
لَقَدْ جَاءَكُمْ رَسُولٌ مِنْ اَنْفُسِكُمْ عَزيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَريصٌ عَلَيْكُمْ بِالْمُؤْمِنينَ رَؤُفٌ رَحيمٌ
“Andolsun, size içinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sıkıntıya düşmeniz ona ağır gelir. O, size düşkündür, Mü’minlere karşı da çok şefkatli ve merhametlidir.” (et-Tevbe, 128)
وَمَا اَرْسَلْنَاكَ اِلَّا مُبَشِّرًا وَنَذيرًا
“Biz, seni ancak bir müjdeci ve bir uyarıcı olarak gönderdik.” (el-Furkan, 56)
لَقَدْ كَانَ لَكُمْ فِي رَسُولِ اللَّهِ أُسْوَةٌ حَسَنَةٌ لِمَنْ كَانَ يَرْجُو اللَّهَ وَالْيَوْمَ الْآخِرَ وَذَكَرَ اللَّهَ كَثِيرًا
“Andolsun, Allah’a ve âhiret gününe kavuşmayı uman ve Allah’ı çokça anan sizler için, Allah’ın Rasûlü’nde en güzel bir örnek vardır.” (el-Ahzâb, 21)
قُلْ إِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللَّهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللَّهُ وَيَغْفِرْ لَكُمْ ذُنُوبَكُمْ وَاللَّهُ غَفُورٌ رَحِيمٌ
“(Ey Rasûlüm!) De ki: Eğer Allah’ı seviyorsanız bana tâbî olup uyunuz! Böylece Allah da sizi sevsin ve günahlarınızı bağışlasın…” (Âl-i İmrân,31)
وَأَطِيعُوا الرَّسُولَ لَعَلَّكُمْ تُرْحَمُونَ
“Peygamber’e itaat edin ki rahmete erdirilesiniz.” (en-Nûr, 56)
وَأَطِيعُوا اللَّهَ وَرَسُولَهُ إِنْ كُنْتُمْ مُؤْمِنِينَ
“Eğer siz gerçekten müminlerseniz, Allah’a ve Peygamberine itaat ediniz.” (el-Enfal, 1)
مَنْ يُطِعِ الرَّسُولَ فَقَدْ أَطَاعَ اللَّهَ وَمَنْ تَوَلَّىٰ فَمَا أَرْسَلْنَاكَ عَلَيْهِمْ حَفِيظًا
“Kim Rasûl’e itaat ederse, Allah’a itaat etmiş olur. Kim de yüz çevirirse, Biz seni onların üzerine bekçi göndermedik.” (en-Nisa, 80)
وَمَنْ يُطِعِ اللّٰهَ وَالرَّسُولَ فَاُولٰئِكَ مَعَ الَّذينَ اَنْعَمَ اللّٰهُ عَلَيْهِمْ مِنَ النَّبِيّنَ وَالصِّدّيقينَ وَالشُّهَدَاءِ وَالصَّالِحينَ وَحَسُنَ اُولٰئِكَ رَفيقًا
“Kim Allah’a ve Rasûlüne itaat ederse işte onlar, Allah Teâlâ’nın nimetlerine mazhar olan; nebîler, sıddîkler, şehidler, salihlerle birliktedir. Bunlar ne güzel arkadaştırlar!’’(en-Nisa, 80)

Efendimiz (s.a.v.)’in Faziletine Dair Hadis-i Şerifler
Efendimiz’in (a.s.m.) 10 yıl hizmetinde bulunan, Enes İbni Malik (r.a.) rivayet ediyor:
عَنْ أَنَس رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ أَن أَعْرَابياً قَالَ لِرسولِ اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم : مَتَى السَّاعَةُ ؟ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم مَا أَعْدَدْتَ لَهَا ؟ قَالَ : حُبُّ اللهِ وَرَسُولِهِ قَالَ : أَنْتَ مَعَ مَنْ أَحْبَبْتَ
Enes İbni Malik (r.a)’den rivayet olunur: Bir gün bir bedevî Rasûlullah (s.a.s)’e gelerek;
“Kıyamet ne zaman kopacak?” diye sordu. Efendimiz (a.s.m.);
“Kıyamet için ne hazırlığın var?” buyurdu.
“Allah ve Rasûlü’nün sevgisini hazırladım!” Bunun üzerine Hazret-i Peygamber (s.a.v.);
“O halde sen, sevdiğin ile berabersin” buyurdu. (Buhari, Müslim)
عَنْ أَنَسٍ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُ قَالَ قَالَ النَّبِيُّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم :‏
‏ لاَ يُؤْمِنُ أَحَدُكُمْ حَتَّى أَكُونَ أَحَبَّ إِلَيْهِ مِنْ وَالِدِهِ وَوَلَدِهِ وَالنَّاسِ أَجْمَعِينَ ‏
Yine Enes İbni Malik (r.a)’in rivayet ettiği bir hadiste; Peygamberimiz (a.s.m.) buyuruyor:
“Sizden hiçbiriniz, Ben kendisine babasından, çocuğundan ve bütün insanlardan daha sevgili olmadıkça kâmil iman etmiş olmaz!” (Buhari)
قَالَ عُمَرُ للنبي صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ: لَأنْتَ يَا رَسُولَ اللهِ أَحَبُّ إلَيَّ مِنْ كُلِّ شَئْ ٍإلا مِنْ نَفْسِي‏.‏ Hazret-i Ömer (r.a.) bunu işitince Allah Rasûlü’ne şöyle dedi:
‘‘Ya Rasûlallah! Sen, bana nefsimden başka her şeyden daha sevgilisin’’
فَقَال‏َ:‏ لَا وَالَّذِي نَفْسِي بِيَدِهِ، حَتَّى أكُونَ أَحَبَّ إلَيْكَ مِنْ نَفْسِكَ‏
Peygamber Efendimiz (s.a.s.); ‘‘Ya Ömer! Nefsinden de sevgili olmalıyım!” buyurdular.
فَقَالَ لَهُ عُمَرُ‏: فَإنَّكَ الْآنَ واللهِ أحَبُّ إلَيَّ مِنْ نَفْسِي فَقَالَ:‏‏ الْآنَ يَا عُمَرُ ‏ ‏‏
Hazret-i Ömer (r.a.), “Ya Rasûlallah! Şimdi, Nefsimden de daha sevgilisin!” diyerek durumu arz etti. Bunun üzerine Hazret-i Peygamber (s.a.v.);
“Ya Ömer, işte şimdi oldu’’ buyurdu. (Buhari)
قَالَ النَّبِيُّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وسَلَّم: ثَلاثٌ مَنْ كُنَّ فِيهِ وَجَدَ بِهِنَّ حَلاَوَةَ الإِيَمَانِ:
Enes (r.a.)dan, Rasûlullah (a.s.m) şöyle buyurdular:
“Şu üç özellik kimde bulunursa o kişi, imanın zevkine ermiş olur:
أَنْ يَكُونَ اللَّهُ وَرَسُولُهُ أَحَبَّ إِلَيْهِ مِمَّا سِواهُما ،
“Allah ve Rasûlü’nü, her şeyden daha çok sevmek,”
وَأَنْ يُحِبَّ المَرْءُ لا يُحِبُّهُ إِلاَّ للَّهِ
“Sevdiği kimseyi sadece Allah için sevmek”,
وَأَنْ يَكْرَه أَنْ يَعُودَ فِي الكُفْرِ بَعْدَ أَنْ أَنْقَذَهُ اللَّهُ مِنْهُ، كَمَا يَكْرَهُ أَنْ يُقْذَفَ في النَّارِ
“İman nasibinden sonra tekrar inançsızlığa düşmeyi, ateşe atılıyormuş gibi kötü görmek” (Buhari, Müslim, Müttefekun Aleyh)
قَالَ النَّبِيُّ صَلّى اللهُ عَلَيْهِ وَسَلَّمَ إنِّمَا مَثَلِى وَمَثَلُكُمْ كَمَثَلِ رَجُلٍ اسْتَوْقَدَ نَاراً فَلمَّا أضَاءَتْ مَا حَوْلَهُ جَعَلَ الفَرَاشُ وَهذِهِ الدَّوَابُّ التِى تَقَعُ فِي النَّارِ فَأنَا آخِذٌ بِحُجزِكمْ عَنِ النَّارِ، وَأنتمْ تقْتَحِمُونَ فِيهَا
Ebu Hureyre (r.a.), “Hz. Peygamber (s.a.s.)’in şöyle buyurduğunu rivayet etmiştir: Benim misâlimle sizin misâliniz, şu temsile benzer: Bir adam var ateş yakmış. Ateş etrafı aydınlatınca, pervaneler (gece kelebekleri) ve aydınlığı seven bir kısım hayvanlar bu ateşe kendilerini atmaya başlarlar. Adamcağız onları kurtarmaya (mâni olmaya) çalışır. Ancak hayvanlar galebe çalarak çoklukla ateşe atılırlar. Ben (tıpkı o adam gibi) ateşe düşmememiz için belinizden yakalıyorum, ancak siz hâlâ ateşe koşuyorsunuz” (Müttefekun Aleyh)
Adem POLAT
Sındırgı 12 Rebiülevvel 1437

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
Mescid-i Aksa - 7 Ağustos 2017
Kurban’dan Notlar!.. - 7 Ağustos 2017
Kalp Medeniyeti - 12 Temmuz 2017
Kalbe Dokunmak - 17 Haziran 2017
Maruf mu, Münker mi? - 17 Haziran 2017
“maruf” ne demektir? - 13 Aralık 2016
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın