Maruf

15 Temmuz’a dair dersler…

Adem Polat

Adem Polat

15 Temmuz’a dair dersler..
1. Öncelikle aziz milletimizin hür iradesini ipotek altına alma çabasına matuf 15 Temmuz 2016 menfur girişimini/terör saldırısını lanetliyorum.
2. 15 Temmuz 2016 milletimizin hafızasına kazınmıştır. Bir devrin sona erdiğine, yeni yepyeni bir devrin başladığına şahit olmak en büyük arzumdur.
3. Bu tarih, ülkemin her ferdi için bir Fatiha anlamı taşımalıdır.
4. Vatana ve millete/değerlerine taammüden ihanet edenler için idam cezası getirilmelidir. Böyle zamanlarda iftiralara karşı dikkatli olunmalı ve gerçek hainlarin ve işbirlikçilerinin tespitinde çok hassas davranılmalıdır. Hainleri tekrar cesaretlendirecek, caydırıcı olmayan cezalar, çözümden çok sorun olur. “(Ey Muhammed!) Biz sana Kitab’ı (Kur’an’ı) hak olarak indirdik ki, insanlar arasında Allah’ın sana öğrettikleri ile hüküm veresin. Sakın hainlerin savunucusu olma.” (Nisa Sûresi, 105.)
5. Darbe girişiminde bulunan hainlerin tüm etkinliği ve kalıntılarını bir an önce toplumumuzdan silecek uygulamalar acilen devreye sokulmalıdır.
6. Müslümanlara zulmedenleri, bebek katillerini, Allah’ın düşmanlarını dost edinerek vatana ihanet edenlerin, mazlum millete kurşun sıkanların durumu nedir? Hele hele bunu cihad anlayışıyla yaptıklarını söylüyorlarsa (!) Bir de takiyye yaparak asıl niyetlerini gizleyerek hümanist söylemlerle ortada geziyorlarsa (!) Bir ayet-i kerîme buna ışık tutmaktadır: “Ey İman edenler! Benim de düşmanım, sizin de düşmanınız olanları dost edinmeyin. Siz onlara sevgi gösteriyorsunuz. Hâlbuki onlar size gelen hakkı inkâr ettiler. Rabbiniz olan Allah’a inandınız diye Resûlü ve sizi yurdunuzdan çıkarıyorlar. Eğer rızamı kazanmak üzere benim yolumda cihad etmek için çıktıysanız (böyle yapmayın). Onlara gizlice sevgi besliyorsunuz. Oysa ben sizin gizlediğinizi de, açığa vurduğunuzu da bilirim. Sizden kim bunu yaparsa, mutlaka doğru yoldan sapmıştır.” (Mümtehine Sûresi, 1.)
7. ABD ve Batı’nın âli menfaatlerinin ülkemizin yıkılması sonucunu doğuracağına dair hiç kimsenin şüphesi yok. O halde onların stratejik ortaklık palavrasıyla istedikleri politik ve siyasi hamlelere ihtiyatlı yaklaşmak gerekir.
8. ABD/Batı bloğu ile Rusya/Çin bloğu arasında stratejik ince bir siyasi, ekonomik çizgi benimsenmelidir. II. Abdulhamid Han iyi okunmalı ve onun hayatından/siyaset ve yönetiminden dersler çıkarılmalıdır. (denge politikası)
9. Hangi makam olursa olsun iş başına getirilecek kişilerde –hangi siyasi görüşe sahip olduğuna bakılmaksızın- ehliyet ve liyakat esas alınmalıdır. Mazlumların, hakları yenenlerin feryatlarından korkmak gerekir. “Allah, size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor. Doğrusu Allah, bununla size ne güzel öğüt veriyor! Şüphesiz ki Allah, hakkıyla işitendir, hakkıyla görendir.” (Nisa Sûresi, 58.)
10. Ülkenin genel siyasetini belirlemede, umuma şamil hizmetlerde özel ve tüzel hiçbir fraksiyonun hâkim güç olması politikasına izin verilmemelidir.
11. Hangi görüş ve düşünceden olursa olsun her bir ferdin hakkı korunmalı ve teslim edilmelidir.
12. Özellikle Diyanet İşleri Başkanlığımızın hizmet alanı daha da genişletilmeli, imkânları artırılmalı, ülkemizin dini hizmetler konusunda yönlendiriciliği ve etkinliği daha belirgin hale getirilmelidir.
13. Diyanet İşleri Başkanlığımız, kendi içerisinde bu dönüşüme ayak uydurabilecek uzmanları yetiştirme konusunda hizmet alanlarını daha profesyonelce belirleyip, gerekli eğitim çalışmaları ihdas etmelidir.
14. Her türlü tarikat, cemaat, meşrep vs., hakkında asla şaibe olmayacak saygın âlimlerce oluşturulan kurullar tarafından çok yönlü denetim altına alınmalıdır. Verilen fetvalarla toplumda karşılığı olan/olmayan sapık oluşumlar itibarsızlaştırılmalıdır.
15. Usûlüne uygun dini hizmetlerde bulunan cemaat, tarikat vs. oluşumlar dini hizmetler konusunda desteklenmeli ve sapık oluşumların faturası iyilere çıkarılmamalıdır.
16. Sapık cemaat ve tarikatlar yüzünden manevî kurumlarımızın kökten zarar görmesi, bizi biz eden temel kültür ve medeniyet kodlarımızı tahrip edeceğinden dolayı iyi kötüden (hem üst düzey ve yerel yöneticiler hem de milletimizce) hassasiyetle ayırt edilmelidir.
17. Tüm okullarda manevî eğitim/öğretim programları ve dersleri ihdas edilmeli ve özellikle Diyanet İşleri Başkanlığımızın desteğiyle bu programlar uygulanmalıdır.
18. Medya organları ve yayına giren tüm programlar, diziler, filmlerde ahlakî sapkınlık üzerinde önemle durulmalı ve bu tehlikeye yol açan program ve medya tedricen engellenmelidir.
19. Ticaret ve sanatta maddî ve manevî yeterlilik ve eğitimi esası (ahilik teşkilatı gibi) ve teşkilatı ihdas edilmelidir.
20. Yargı bir an evvel toplumun her kesimine güven telkin edebilecek bir seviyeye kavuşturulmalı ve itibarı iade edilmelidir. Bunun için de hak ve adaletin tesis edilmesi sağlanmalıdır.
21. Dini, bir maske gibi kullanan ve böylelikle muazzez dinimizi töhmet altında bırakan tüm yapılanmalarla etkin mücadele içerisinde olunmalıdır.
22. 15 Temmuz itibariyle canlanmış olan millî ve manevî duyguların tekrar körelmemesi için gerekli tedbirler alınmalı ve milletimizin birliğini perçinleyen bu duygusal atmosferin devamı için üst düzey projeler yapılmalıdır.
23. Eğitim ve öğretim teknikleri, içeriği, sınav yönetmelikleri kökten revize edilmelidir. Manevî eğitim etkin hale getirilmelidir.
24. Son dönem devletler ve medeniyetlerin tarihine yönelik dersler, programlar yapılmalı ve günümüz siyasi oluşumların nasıl şekillendiği konusunda öğretmenlerimiz, öğrencilerimiz ve velilerimiz bilinçlendirilmelidir.
25. Zararlı madde satışı, sevkiyatı, alışkanlığı konusunda caydırıcı tedbirler alınmalıdır.
26. Siyaset kurumu kendini yargılamalı ve ehliyetli kişilerin önü açılmalıdır. Siyaset kurumu, iki sözü bir araya getiremeyen, ülkenin iç ve dış siyasetine kafa yormayan, fikir üretmeyen, şahsiyeti olgunlaşmamış, siyasetin rüzgârıyla fikir değiştiren, ortamı koklayarak menfaat simsarlığı yapan, yalanı hayat anlayışı haline getirenlerden temizlemelidir.
27. Meclisimiz, vatana ihanet eden bir kişi bile kalmayacak derecede dezenfekte edilmelidir.
28. Adam kayırma konusunda (ne sebeple olursa olsun) tavizsiz bir tutum sergilenmeli ve herhangi bir referansla işbaşına gelenler, tespit edildiği anda o görevden uzaklaştırılmalıdır.
29. Tüm yöneticiler için, bilhassa Diyanet İşleri Başkanlığımızda görev yapan tüm müftüler için profesyonelce hazırlanmış anketler yapılmalı ve sonuçlar dikkate alınarak hareket edilmelidir.
30. Halkın ihtiyaçlarını göz önünde bulunduran, millî ve manevî değerlerini koruyup gözeten ve adalet temelinde sivil bir anayasa teşekkül ettirilmelidir.


Adem POLAT
29. 07. 2016 / Edremit

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
YAZARIN SON YAZILARI
Mescid-i Aksa - 7 Ağustos 2017
Kurban’dan Notlar!.. - 7 Ağustos 2017
Kalp Medeniyeti - 12 Temmuz 2017
Kalbe Dokunmak - 17 Haziran 2017
Maruf mu, Münker mi? - 17 Haziran 2017
“maruf” ne demektir? - 13 Aralık 2016
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 1 YORUM
  1. murat pözüt dedi ki:

    Allah razı olsun. Çok önemli ve güzel bir yazı olmuş.

BİR YORUM YAZ

Bir Cevap Yazın